![]() |
Kamyonların arkasında yazar ya: “Istıap haddi.” O
sınır aşıldığında kamyon durur, insan da durur. Çocukken bunu “ıstırap
haddi” diye okurdum, şimdi gülerek yazıyorum ama çok da yanlış
okumuyormuşum. Çalışanlar da daha fazlasını kaldıramadıkları için
duruyorlar. “Kaytarıyorlar” diyebilirdim. Zaten deniyor. Ama bu sözün
tuhaf bir zalimliği var. Dayanamayan insana “kaytarıyor” dediğinizde,
mola bir hak olmaktan çıkıp suç deliline dönüşüyor. Sonuç? Mola uzuyor, molanın
sıklığı artıyor, herkes daha da geriliyor. Yani eleştiri, eleştirdiği şeyi
büyütüyor. Harika bir verimlilik.
Ben yalnızlığın çağın esas sorunlarından biri olduğuna
inanırım. Yanlış anlaşılmak istemem: Enflasyon, yoksullaşma, yarın korkusu,
pandemi, adaletsizlik, şiddet, ayrımcılık, liyakatsizlik, türlü göçlerle
yaşıyoruz… İçinde yüzdüğümüz su bu. Ama ben o suyu tek başına yutanın
boğazından söz ediyorum: Yalnızlık, bütün bu sorunları katlayarak büyütüyor.
Sosyal medya “ulaşılabilirlik” satıyor ama
yalnızlığı azaltmıyor. Çünkü sahici olmadığını biliyoruz. Yalnız kalmak
istiyoruz, yalnız olduğumuzu göstermek istemiyoruz. Bundan utanıyoruz. Sürekli
online olmak, görünmek istiyoruz. Kaybolma ve unutulma korkusu bu: Sanki
görünmezsek varlığımızın fişi çekilecek.
Sigara molasını ve “ıstırap haddini” bu yüzden
yazdım. Rutini bozmak, nefes almak (isterseniz kaytarmak deyin) zorundayız.
Hayatı sosyal medya üzerinden yaşadığımız için hep birlikte seyrediyor, giderek
yükselen çığlıklara, hakaretlere, paylamalara, ifşalara bir biçimde dahil
oluyoruz. Seyirci kalmak bile bir tür katılım. Bu ortak seyir, ortak bir
yorgunluk da üretiyor.
Şunu da hatırlatayım: Kendisi dışında herkesi “sağlıksız”
bulan tavrın psikolojide bir karşılığı var, kişilik bozukluğu belirtisi olarak
okunabiliyor. Demek istediğim şu: Bu iklimi hep birlikte üretiyoruz. Hiçbirimiz
bundan azade değiliz. Üstelik kaytarırken içtiğimiz sigara da bizi “kanser”
ediyor. Çok mecazlı konuştum Mıstık abi, sen anlarsın.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder