Aziz Nesin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aziz Nesin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Ocak 19, 2026

Evrensel'de Aziz Nesin Uyarlamaları

Anıtı Dikilen Sinek, İsmail Gülgeç

Ben Karışmam, Bülent Karaköse

Pantolon Düğmesi, Köksal Çiftçi

Sizin Memlekette Eşek Yok mu?, Köksal Çiftçi
Dün evi toparlarken ayırdığım gazeteler arasında buldum. Evrensel gazetesi, 1995 yılında bir atak yapmış, yeni bir sol gazete olma iddiasıyla pek çok ismi biraraya getirmişti. Pek çok sol gazete gibi Evrensel de bu iddiayı sürdürümedi, kısa sürede sönümlenen bu teşebbüsün yıldızı da Aziz Nesin'di...

Çizgi-karikatür ve çizgi roman bakımından düşünürsek, ilginç bir toplaşma olmuş, çok sayıda çizer gazeteye katılmıştı. İçerde günlük olarak Aziz Nesin hikayeleri çizgi roman olarak yayınlanıyordu. Neler yayınlanmıştı, hangi hikayeleri çizgi romana uyarlanmıştı, bu konuda tam bir liste veremem ama sakladığım sayfalardan örnekleri paylaşayım istedim.

Pazar, Ekim 26, 2025

Yazamaz! (Gölge’nin Gölgesinde Aziz Nesin)

1957 yılında Gölge adında bir mizah dergisi çıkıyor. Dönemin çok satan dergisi Akbaba’yı açıkça taklit eden bir yayın diyebiliriz. Uzun ömürlü değil, 1958’de kapanıyor. Turgut Atasoy ve sonradan Galip Erdem çıkarmış… Kapakları epey bir süre Bedri Koraman çiziyor. Sayıların neredeyse üçte birinde erotik nitelikli karikatürler kullanılmış. Sonraları Niyazi Yoltaş, Osman Filiz gibi isimler de devreye giriyor.

Gölge için Akbaba taklidi dedim ama şu notu düşmek gerekir: Taklitçiler çoğu zaman taklit ettiklerini eleştirmeye de girişirler. Gölge’nin çeşitli sayılarında Akbaba’ya sataşıldığı görülüyor. Bilemiyorum, belki sorsalar Akbaba da bir Fransız dergisinin taklidiydi diyecekler. Gölge, fikren ne CHP ne de DP'liyiz demiş ama sonradan o iddiası da berhava oluyor. 

Yazıyı Gölge'yi anlatmak için yazmadım, bir sayısında Aziz Nesin'i saldırmışlar (eleştirmişler diyemiyorum), bana kalırsa nefret suçu içeren şeyler yazmışlar, o sebeple yazıyorum.

Kimi okurlar “Aziz Nesin’den niye yazı almıyorsunuz?” diye sormuşlar - sahiden sormuşlar mı belirsiz. Nesin, Gölge’ye yazmak ister miydi, o da meçhul. Ama dergi bu “soruyu” fırsat bilip nefretini açıklamak için vesile etmiş. Tadını çıkararak şöyle yazmışlar:


"Akbaba'ya yazar, Dolmuş'a yazar, Yeni Gazete'ye yazar, Eski Mecmua'ya yazar. Fakat çok meşhur Aziz Nesin Efendi ne yaparsa yapsın Gölge'ye yazamaz. Para istese günahımızı bile vermeyiz. Bedava yazsa kabul etmeyiz. Üste para verse, yine faydasız"

Sonrasında maddeler halinde “Nesin neden komünisttir” diye bir listelemeye girişiyorlar: 1950’de Yeni Başdan’ı çıkarmış, Marko Paşa’da çalışmış, Merhum Paşa, Malum Paşa onun eserleriymiş, komünist olduğu için Bursa’ya sürülmüş, hapse girmiş, Sayın Menderes meclis kürsüsünde ismini verip “komünist” olduğunu söylemiş… vs.

Bir başka pasajda Sabahattin Ali’ye uzanıyor nefret:

“Yaşadığı müddetçe hep Kremlin ağzı ile - yani sahibinin sesi ile - ürüyen ve nihayet bir hayır sahibi tarafından çok özlediği affedersinizlerin cennetine yollanan Sabahattin Ali’nin Marko Paşa’sını hatırlarsınız. İşte Aziz Nesin bu Marko Paşa’nın tesadüfen en gözde elemanı idi.”

Üsluplarıyla tam bir antikomünist sağcı yayın oldukları ortada. Her bakımdan tatsızlar... Tabii ki dönem havasını anlıyorum ama katılamıyorum, yazılanlara eleştiridir diyemiyorum. Belki asıl amaç Akbaba'yı yaralamak, ihbar etmek, rakibi yaftalamak...

Yazının altında imza yok. Kim kaleme aldı belli değil. Ama derginin sahibi Turgut Atasoy’un izleri hissediliyor. Atasoy, Gölge’den önce İstanbul adlı bir sanat-edebiyat dergisi çıkarıyor; pek bilinen bir yayın değil. 27 Mayıs’tan sonra Yol adlı başka bir dergi daha çıkarıyor; o da sağcı bir Atatürkçülükle var olmuştu. Antikomünizm orada da baskındı diye hatırlıyorum.

Bu tür polemiklerde, tahkir ve tezyif edici dille bir saldırıya geçildiğinde , hep şunu düşünürüm: O dergide çalışan karikatüristler ne hissediyorlardı acaba? Gölge'de Oğuz Aral, Bedri Koraman, Yalçın Sade gibi bir kısmı Nesin'le çalışmış, hasbihal etmiş pek çok mizahçı var örneğin. Tam da böyle zamanlarda siyasetten ne anlıyorlardı? İnsani olarak ne kadar rahattılar? Otuz beş yıl önce Turhan Selçuk’a sormuştum, “27 Mayıs’tan önce solculuk nedir bilmiyordum,” demişti. Kim bilir, belki karikatürcüler Aziz Nesin’den korkuyorlardı -onun gerçekten bir “komünist ajan” olabileceğini düşünüyorlardı.

Türkiye’nin karışık dönemleri hiç bitmiyor. Sallayan sallayana, kahreden kahredene… Geçiyor ömrümüz, bir türlü sakinleşemiyoruz.

Perşembe, Temmuz 16, 2020

Nesin Kalabalığı


Aziz Nesin'in bir fotoğrafını buldum, muhtemelen 1960'lardan... İstanbul gibi duruyor. Bir kalabalık var, erkek bir kalabalık, fotoğraftaki tek kadın yanında duran eşi Meral Çelen, ya bir toplantıya gidiyorlar ya da oradan çıkmışlar... Tepkilerden anlaşılıyor ki birisi Nesin'in önünü kesmiş, bir şeyler söylüyor, belki hesap soruyor ya da etraftakiler öyle anlıyorlar...Öfkeliler.

Fotoğraftan bir iki ayrıntı paylaşacağım.


Endişeli, tedirgin, teyakkuz halinde Nesin'in çevresindekiler...Cevap yetiştiriyorlar, yanında duruyor, sanki sağcılarla (o yılların deyişiyle gericilerle) itişiyorlar.


Bağırdıkları, tepki gösterdikleri anlaşılıyor... Garip bir harala gürele içinde galeyana gelmiş gibiler. Gerginler...


Ellerini beline dayayarak olup biteni seyreden ortadaki arkadaş bana ilginç geldi, o huşunet içindeki gevşekliği sebebiyle bu satırları yazdım. 

Cuma, Aralık 20, 2019

Doğum günü vesilesiyle Aziz Nesin


Üç şiir göndermişler üç ayrı dergiye. Oraya, şuraya ve buraya. Askerden şair olmazmış, Aziz Nesin olamamış. Başka bir şey olmuş, yol üstünde. Karınca, masa ve masada daktilo. Hep sıkıntı, hep kepenkleri indirilmiş dükkân, hep dünyanın tekdüzenine isyan ve hep çalışan adam. Derin öfkeli ve meydan okuyan. Atatürk’e kızıp kendine “Nesin sen?” diye soran. Çocuklar ne yiyecek diyerek yazan, umudu dürten adam. Kavgacı koca, kavgacı oyuncu, kavgacı gazeteci. İtirazcı, yangınlı, herkesin tanıdığı aziz. Allah yoktur diyen günün adı. Mizahın gölgesi, iyi geceler, iyi günler diyen öğretmen sesi. Sokağın arzuhalcisi, hayatın tarihçisi, yan yana ve hep üst üste. Edebiyatın devrimci sonbaharı, büyük ve ürküten. Bakakaldık ardından…

İlüstrasyon: Deniz Karagül

Çarşamba, Mart 28, 2018

Aziz Nesin ve Kör Salih






1972 yılından bir çizgi roman. Gırgır'ın ilk yıllarında derginin en önemli hikayecisi Aziz Nesin'di. Hem yeni hem de eski hikayeleri dergide kullanılıyor, kimileri çizgi romana uyarlanıyordu. İlk sayıda çıkan Usulen'i Oğuz Aral çizmişti hatta. Sonraları ta Markopaşa'da kader ortaklığı yaptığı Mim Uykusuz bu işi üstlenecek ve Nesin hikayelerini o çizecekti. İlk hikayeler, hikayeye çizilen karelerden oluşuyordu. Balon kullanılsa da aslolan metindi, çizgiler metnin okunurluğunu kolaylaştırmak adına kullanılıyordu. Popüler bir örnek olduğu için belirtelim, Kara Murat tarzı uyarlamalardı diyelim. O yıllarda Haldun Simavi, kendi yayınlarında, tefrikaları bu biçimde kullanmak istiyordu diye ekleyelim.

Yukarıdaki sayfalar, balon-kareler arası ardışıklık gibi ilkeler çerçevesinde dergide çıkan ilk Nesin uyarlaması çizgi romana ait. Ondan önce epeycesinde imza kullanmasa da yine Uykusuz tarafından yapılan başka uyarlamalar var. Meraklısı için ilk sayıdan itibaren Usulen (1), Misafir Gelecek (1-2), Eğlenelim Arkadaşlar (2), Yanlış Kapı (3), Gözüne Gözlük (3), Kız Ucuza Gitti (4), Herkes Kazanıyor (4-5), Meydan Saatleri (6), Yeşil Şapkanın Evrakı (6-7), Neden Az Gelişmiş...(7-8), İhanete Uğrayan Kocalar Kulübü (8-9), Yağma mı Var (9), Bay Düdük (10), Strirtiz Basri (10), Ruhun Duymaz (10), Bizim Köyün Delileri (11-12) Bir Şaheser Doğuyor (12)... yayınlanıyor.

Kimi ne Talih..Kimine Kör Salih ise 13.sayıda çıkıyor. Bu sayıdan sonra uyarlamanın niteliği değişiyor diyemem. Aralıklarla yine alt yazılı-metin ağırlıklı uyarlamalar görüyoruz. Nesin ve Gırgır ilişkisine fırsat buldukça devam edeceğim.

Cuma, Ocak 05, 2018

72 ne ki...


"Dahaca 72 yaşındayım" diye başlıyor Aziz Nesin, "köşeme çekilmeyeceğim." Yaşatmadılar, "yaşayamadığım gençliğimi" diyor. Dünya nimeti diyor... Neşeli, iştahlı ve dolu dolu meydan okuyor.

Sekiz yıl sonra aramızdan ayrılacak, tarih verildiği için ister istemez hesap ediyor insan.

Yazılar, kavgalar, polemikler, huysuzluklar, şu bu... Galiba Aziz Nesin'den en çok o neşe ve iştah kaldı geriye. o neşe ve iştah yaşayacak, heves derler, umut derler o hatırlanacak, o bitmeyecek.

"Gözüm başım üstüne"

Perşembe, Ekim 20, 2016

Related Posts with Thumbnails