![]() |
Mickey Spillane’in yazdığı Hammer polisiyeleri, pulp evreninde hafif erotik, hafif sert, “yumruklarıyla sevişen, dudaklarıyla dövüşen” bir özel dedektifin serüvenlerini anlatıyordu. Türkiye’de çok satmış, aralarında Kemal Tahir’in de bulunduğu yazarlar tarafından yerli uyarlamaları, daha doğrusu uydurma romanları bile üretilmişti. Aral, hem bu popülerlikten yararlanmak hem de türü hicvetmek istiyordu. Henüz yirmi yaşındaydı. Hayk Mammer’i önce Dolmuş dergisinde denemiş, ardından çalışmasını dönemin en önemli gazetelerinden biri olan Yeni Sabah’a taşımıştı (1956).
Yeni Sabah’ta, bir ömür boyu arkadaş kalacağı Altan Erbulak da vardı; Cafer ile Hürmüz’ü çiziyordu. Erbulak ile Aral’ın yakın arkadaşlığı üretimlerini doğrudan etkiliyor, aynı sayfada alt alta yayımlanan iki bant bu etkileşimin izlerini taşıyordu.
Bu etkileşimin güzel bir örneğinden, 1958 yılında Hayk Mammer’de yaşanan bir hikâye gelişiminden, avangart bir ayrıksılıktan söz edeceğim.
Aral, o yılın başından itibaren Hayk Mammer’e daha önce hiç yapmadığı ölçüde tuhaflıklar katmaya başladı. Yenilik yapma arzusu eskiden beri vardı. Dolmuş’ta Mammer’e başlarken işin içine fotoğrafı katmış, fotoroman havasında sayfalar istiflemişti örneğin. Bu kez yaptıklarıysa hikâyenin genel gidişatını değiştirecek türden farklılıklardı. Anlaşılan Mike Hammer parodisi yapmaktan, tekrar eden bir serüven klişesi kurmaktan açık ara sıkılmıştı. Bantını başkalaştırmak, yeni şeyler söylemek istiyordu. Nereden ilham aldığını ancak tahmin edebiliriz; muhtemelen yakınlık duyduğu tiyatro literatüründen esinleniyordu.
![]() |
| Dolmuş dergisinden... |
Aral, ertesi gün yayımlanan bantına kısa bir not düşerek
Cafer’e cevap veriyordu: “Cafercim kötü olmak için bile zekâ ister. Yani sen
ömür boyunca uğraşsan yine iyi adam olarak kalacaksın!” Bir sonraki gün Cafer
bu cevabı kabulleniyordu: “Bay Oğuz Aral, kabul, çok zekisin.”
Siyahlı adam cinayetlerine devam ederek sonunda Hayk’ın
karşısına çıkıyor, onu rahatlıkla öldürebileceğini gösteren özgüvenli bir
edayla niyetini açıklıyordu: “Evet Hayk Mammer şimdi senden iki senelik
intikamımı alacağım. Benim kim olduğumu merak ediyorsun değil mi? Yalnız sen
değil. Okuyucular da merak ediyor.”
Ardından maskesini çıkarıyor ve siyahlı adamın Oğuz Aral
olduğu anlaşılıyordu: “Siyahlı herif bendim sevgili okurlar ben! Bu romanı
çizen adam yani… Seni ben yarattım Hayk! Ama pişman oldum. Gene ben
öldüreceğim. Niye mi? Dinle…”
Yarın devam edeceğim…
![]() |
| Cafer ile Hürmüz, Altan Erbulak'ın evini basıyorlar! |



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder