Pazar, Nisan 23, 2017

Mizah Dergilerinin Yokluğu Ne Demek?


Muhalefet dendiğinde sadece büyük siyaseti, sadece partileri, meydanlardaki gösterileri anlamak doğru değil haliyle. Ben genel olarak "bundan kim rahatsız oluyor?" sorusunu sormaktan yanayım. Epey zihin açıcı bir soru gibi geliyor bana.

Hep kullandığım bir başka çıkarım daha var, Nasrettin Hoca, Timur'dan rahatsız olursa pek bir şey olmaz da Timur, Nasrettin Hoca'dan rahatsız olursa işin sonu neye varır bir düşünün diyorum.

Mizah dergileri, sadece siyasetçileri değil her türlü otoriteyi, hayatı, bağnazlığı, gerginliği,  talim ve terbiyeyi, ebeveynleri, hiyerarşiyi, kuralları, kralları, iki yüzlülüğü, boyun eğmeyi eleştirirler. Bunu iyi yapanı, kötü yapanı, hatta ne yaptığının farkında olmadan yapanı vardır.

Asıl önemlisi bunu yaparken  az ya da çok, öyle ya da böyle, Timur'un karşısında olmalarıdır.

Timur, elbette bir mecaz, muktedirleri ifade eden bir mecaz.

Mizah dergileri, çoğulculuğun, ifade özgürlüğünün ve liberterliğin kadim bir parçasıdır.

Lütfen şunu düşünün, mizah dergileri kimi rahatsız ediyor? Mizah dergilerinin yokluğu kimin işine yarar?

Cumartesi, Nisan 22, 2017

Derginize Sahip Çıkın


Türkiye'de mizah dergileri ilk kez bu ölçüde kapanma tehdidi altındalar. Hortlak kapandı, Penguen kapanacağını duyurmuş, Uykusuz küçülmek zorunda kaldı vs. Niye oldu bu? Bütün dergi satışlarının düşmesi, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik kriz, mizahçıların yaşlanması, yeni anlatım mecralarının çoğalması, sansür vs... Pek çok neden gösterilebilir.

Bu mesele ne zaman açılsa sosyal medyada beter olsunlar diyenler, şimdiki dergileri Gırgır'la ve Oğuz Aral'la kıyaslayarak tükaka edenler çıkıyor. Doğrusu klişelerle veya inançlı idealistlerle tartışmak kolay değildir, kimseyi ikna etmeye çalışmıyorum, sadece bir parça farklı düşünülsün istiyorum.

Mizah dergileri aktüellikle yaşarlar, geçmişte çıkmış ve başarılı olmuş bir dergiyi bugünün okuru beğenmez, komik bulmaz ve anlamaz. Biz o dergilere bakarken, nostaljiyle hislenebilir, o esprileri hatırlarken geçmişi yad edebiliriz. Sırf bize güzel geldiği için o dergiler daha iyiydi demek hakkaniyetli olamaz, ancak ve ancak idealleştirme olabilir.

Gırgır, çok satar bir dergiydi ama Türkiye'nin en çok satan gazetesinin ve bir dağıtım tekelinin yayınıydı. Eğlence imkanlarının sınırlı olduğu, televizyonun İstiklal Marşıyla açılıp kapandığı, sansürlü bir dönemin konuşkanıydı. Sadece Gırgır mı çok satıyordu? Nedense adı pek geçmez ama Çarşaf bile o kadar çok satıyordu ki bugünkü mizah dergilerinin toplamından on beş misli  daha fazla satışa sahipti.

Türkiye, 1970-1990 aralığında medya tarihimizin en çok satan dergilerini çıkarmıştır. Yüzbinin üzerinde satan çok sayıda dergi sayılabilir. Bugün kırk bin satan Ot ya da Kafa gibi dergiler, çok satıyor diye geçiyor, oysa 1979'da onun biraz üzerinde satan bir mizah dergisi kapanıyordu.

Tarih vereyim, 1991 yılında bütün dergiler, televizyona yenildiler. O kadar çok kanal oldu ki, insanlar, dergilerdeki mizahı televizyonda buluyorlardı.

Oğuz Aral da dergi çıkarıyordu, dergisini kapatmak zorunda kaldı. Gırgır mizahı tarih olmuştu, artık televizyonda olmayanı anlatmak gerekiyordu. Şöyle söyleyeyim, Gırgır döneminin marjinal ve az satan dergisi Limon, sırf bu yüzden an çoksatan dergi oldu...Hem de birdenbire.

Nostalji kötüdür demiyorum, bir tükenmişliği, artık tekrar edemeyecek bir zamana özlemi gösterir.

Kendi adıma şunu söyleyeyim, bugünün mizah dergileri, Gırgır kadar enerjik olmayabilirler ama çeşitlilik bakımından Gırgır'ın çok ama çok ilerisindeler.

Devam edeceğim.

Cuma, Nisan 21, 2017

Tommiks ve 1961


Ağaçkakan'dan Birol Aktaş imzalı 100 Yasaklı Kitap çıktı. Yasaklanmış kitapların listelendiği malumatçı, eğlenceli bir çalışma. Kitapta anlatılan ilk yasaklı kitap Tommiks olmuş, yazarın iddiasına göre ünlü çizgi roman 1961 yılında yasaklanmış vs.

Doğal olarak ilgimi çekti, Tommiks kitap değil dergi diyenler çıkabilir, doğrudur kitap değil süreli yayındır, ama isin o kısmında değilim. Bunca yıldır işin içindeyim, eskisi gibi ilgilenemiyorum ama vakti zamanında talim terbiye tutanaklarında, Başbakanlık Arşivinde çizgi roman yasaklarını epeyce aradığımı taradığımı söyleyebilirim. 1961'e dair özel bir belge, gazete haberi vs hatırlamıyorum. Yazar da kaynak göstermemiş, genel bir şeyler söylemiş. Keşke, e'cicik ve azıcık bu bilgiye nasıl ulaştığını, nerden duyduğunu, neyi temel aldığını söyleseymiş, biz de o yolla işin gerisini kurcalardık.

Kaybolan bir dünyanın peşinde


Bu ay Sabit Fikir'de çıkan yazım
link
Related Posts with Thumbnails