Cuma, Aralık 02, 2016

Cankoç


İletişim'den çıkacak bir kuaför kitabı için altmışlı yıllarda geçen bir kadın berberi senaryosu yazdım, Ece (Zeber) çizdi. Kitap, yıllın ilk yarısında yayımlanacak.

Perşembe, Aralık 01, 2016

Seyrüsefer Defteri 77




Mistress America (2015) sevimli bir Noah B. filmi daha, grafik roman ruhu (30 Kasım). ++ Suite Francaise (2014) tutkuyu ve olağanlaşan işgali daha iyi ve koyu anlatabilirmiş (29 Kasım). ++ İstanbul seyahati (28 Kasım). ++Tuna ile birlikte Dr.Strange'a gittik, görsel yönü güzeldi, çocuksu olacak sanmıştım, değildi (27 Kasım). ++ In the Heart of the Sea (2015) beklentilerimin altında kaldı (26 Kasım). ++Hell or High Water (2016) güzel hikâye, Coen havası ayrıca cilası olmuş (25 Kasım). ++ The Hatching (2016) ve Uncle Nick (2015) ikisi de iyi oyuncularla büyüyebilecek filmlermiş, ikincisi W.Allen potansiyeli taşıyor. Bu halleriyle ikisi de vasat (24 Kasım). ++Ófærð / Trapped Ep. 9 ve 10'u seyrettim (23 Kasım). ++ Jason Bourne (2016) serinin yeni filmi, çok kötü değil ama halen romanın ekmeğini yiyiyor (22 Kasım). ++ Watchmen (2009) yeniden seyrettim, kitapla karşılaştırarak seyredince tadı çıkmadı (21 Kasım). ++Bosphore (1964), Byzance (1964), Corne d'or (1964), Istanbul (1964), Maître Galip (1964), Pehlivan (1964) hepsi Fransızca, kısa Türkiye belgeselleri, dönemin gündelik yaşamına dair ilgi çekici güzellikteler (20 Kasım). ++ Ófærð / Trapped Ep. 7 ve 8'i seyrettim (19 Kasım). ++ Eddie the Eagle (2016) spor filmlerinden, parlak değil iyimserliği izlettiriyor (18 Kasım). ++ Ófærð / Trapped Ep. 5 ve 6'yı seyrettim (17 Kasım). ++ Good Behavior Sea1 Ep.1 ve 2'yi seyrettim (16 Kasım). ++ Drop (2014) güzel hikâye, iyi film (15 Kasım). ++ Ice Age Collision Course (2016) tek bir gerilimi yok, en kötü bölümü olabilir (14 Kasım). ++ Westworld Sea1 Ep.5 ve 6'yı seyrettim (13 Kasım).++ Ófærð / Trapped Ep. 3 ve 4'ü seyrettim (12 Kasım). ++Southbound (2015) muammasını, amatörlüğü, ardışıklığı beğendim (11 Kasım). ++ Ófærð / Trapped Ep. 1 ve 2'yi seyrettim (10 Kasım). ++Experimenter (2015) bir belgesel kanalında rahatlıkla gösterilebilir, o gözle bakınca ilginç (9 Kasım). ++ Better Things Sea1 Ep.7, 8 ve 9'u seyrettim (8 Kasım). ++ Kubo and the Two Strings (2016) güzel iş olmuş, iyimserliği, kıvamı, masalsılığı kullanma biçimi (7 Kasım). ++ Bunny The Killer Thing (2015) Kunteper Canavarını andırıyor, o bakımdan ilginç, ayın kötü film adayı (6 Kasım). ++ Ana Yurdu, beğendim diyemem, bana yapıntı geldi (5 Kasım). ++The Infiltrator (2016) türünün klişelerini iyi kullanan bir film (4 Kasım). ++ Finding Dory (2016) ilk filmin zekâsından ve meselesinden eser yok (3 Kasım). ++ Don't Breathe (2016) gerilimi ve abartısı başarılı (2 Kasım). ++ Birkebeinerne (2016) Norveç'in milli tarihinden, konu vasat altı, aksiyonu bazen ilginç (1 Kasım).



Çarşamba, Kasım 30, 2016

Son Okuduklarım 8


Abidin Dino'nun kısa hayat öyküsü, iki kısımlı, ilk kısım, kendi notlarından oluşuyor, bir hatıra kitabı eskizi gibi...Başlamış, devam etmemiş. İkinci kısım, bir söyleşi. İlginç bir tokluğu var kitabın, anlatacak çok şeyi varmış hissi uyandırıyor. İyi sorular sorulsaymış, Abidin Dino çok şey anlatabilirmiş. Bir defa eğlenceli bir adammış. Rappacci'nin Kızı, fantastik edebiyatın köşetaşlarından olan bir uzun öykü. Atmosferi ve karamsar-karanlık tutkusu için okunmalı. Desen, Sempé yayımlamaya başlamış, umarım arkasını getirirler.  Sempé'nin iyimserliği, evren kurabilme ustalığı çok güzel. Bakarken-izlerken yüzünüze bir neşe oturuyor. Duman, Selçuk Demirel'in John Berger metnine eşlik eden çizimlerinden oluşuyor. Yakın zamanda gördüğüm en iyi Demirel işi diyebilirim. Severek çizmiş...


Arap Edebiyatına devam. Düğün Evi'ne başladığımda çok ümitlenmiştim, tekrara düşüyor, hantallaşıyor. İşte Warhol güzel bir görsel kitap. Bir hayat hikayesi, kısa bir entelektüel biyografi. İçerdeki Andrew Rae'nin bazı çizimleri çok başarılı. Neye Vinyet Neye Kısmet, Semih Poroy'un Varlık dergisinde yayımlanan vinyetlerinden derlenmiş. Güzel bir toplama olmuş. Bekarlık Sultanlıktır, Yalçın Çetin çizimli bir Aziz Nesin çizgi romanı. Bence, Aziz Nesin mizahını iyi anlatan, derli toplu iyi bir örnek. Çizgi roman dizisinin en başarılı kitabı da olabilir.


Par Avion, bir sergi kitabı. Abidin Dino'nun Gülten Akın'a yazdığı mektuplardan ve Seyran Destanı için kullanılan-kullanılmayan çizimlerden oluşuyor. Güzel kitap olmuş. Piyasaya dağılmamış olabilir, Ankara GaleriNev'den edinilebilir. Ne zamandır Bukowski okumuyordum, bir değişiklik olacağından değil ama yine de insan bir kıpırtı, bir başkalık umuyor, bulamadım, okumasam olurmuş. Blacksad'in beşinci albümü Amarillo, çizgiler enfes, senaryo, dördüncü albüme göre biraz dağılmış ama seviyorum atmosferini. Bay Tilki, güzel bir çocuk serisi, Kırmızı İp ikinci kitabı. İlki Kitapsever Bay Tilki'ydi. Başarılı bir dizi. Hep Kitap, ilginç seçimler yapıyor, izliyorum.

Salı, Kasım 29, 2016

Dün'den Kalan
















Yanılıyor olabilirim, benden kaynaklanan gerekçelerle, İstanbul'da, çizgi romanla ilgili ilk kez konuştum. Biraz derneğin ısrarı, biraz da  yarı akademik bile olsa, epeydir bir şey sunmamıştım, sunayım istedim. Arada eş dost gördüm, iki lafın belini kırdık, hava değişkliği oldu filan.

Hava değişikliği ruhen ve mecazen tabii. Yoksa o kadar çok yağmur yağıyordu ki, önce uçak şehre inemedi, iki buçuk saat hava kaldık. Havaalanından kaldığımız yere varmamı, sonra İlban Abi ile birlikte o yağmurda, Gayrettepe'den Karaköy'e iki saatte ulaşmamızı sayarsam saatlerce yolda kaldım. Saatlerce...

Salon o fırtınaya rağmen doluydu, İstanbul işte diyorsun, öyle ya da böyle, bir kalabalığı bir ilgisi oluyor.

Bir insanın ömrünü yollarda harcaması, tek bir şey yapamadan, bir yerden bir başka yere ulaşmaya çalışarak geçirmesi, bana o kadar anlamsız geliyor ki...Sürekli mücadele ediyorsun şehirle, yolla, trafikle... Delirtici bir şey...Sürekli tetiktesin, sürekli atlatmaya, geçmeye, baş etmeye çalışıyorsun.Ne kadar yaşıyoruz ki...

Dün'den geriye kalan şey, konuşmak, eş dost görmek filan değil  hep bu garip hissiyat oldu...

Fotoğraflar şuradan

Muammer



Pazartesi, Kasım 28, 2016

Bugün


Bugün, İstanbul'da, Salt Galata'da, akşam saat 19:30'da, Ersin (Karabulut) ve İlban Abi (Ertem) ile birlikte, şehri ve çizgi romanı konuşacağız. Biri tarihi (Puslu Kıtalar Atlası) diğeri modern İstanbul'u (Çizgili Tişört) anlatan iki usta çizerin arasında ben de biraz tarih, biraz sosyoloji, biraz falan filan yapıp, örnekler göstereceğim. Sohbete bekleriz.
Related Posts with Thumbnails