Perşembe, Ocak 31, 2019

Bozkır, son bölüm fragmanı



Ve final  bölümümüz bu akşam saat 19'da BluTv'de...
İşte geldik gidiyoruz, ekmeğini tuzunu yedik, helal eyle Bozkır şehri...

Çarşamba, Ocak 30, 2019

Anadolu Ağızlarından (14)


Harnam Parnam: Param parça
Cimcavlak: Üzerinde hiç tüyü olmayan hayvan.
Tıngoz: Çabuk öfkelenen, sinirli.
Hömere: Cadı kadın.
Şekerim şey: Kendisini çok iyi nitelikli biriymiş gibi sanan kimse için söylenir.
Tepedombak: Takla.
Şırakkadak: Birdenbire düşen, kırılan cisimlerin sert ses çıkarmaları için.
Ifıl ıfıl: Yavaş yavaş.
Cavralamak: 1. Sevinçten kuş gibi ötmek, şen konuşmak.

Pazartesi, Ocak 28, 2019

Muhalefet Defteri Mısır'da




Başlık matrak biliyorum, bilerek abarttım. Sağolsun Mustafa Aydoğdu aktardı, Mısır'da mizah dergilerimizle ilgili bir yazı çıkmış, Muhalefet Defteri ve haliyle yazarlarından da bahsedilmiş.

Galip Tekin








Kaçak Yayın, Ocak 2004.

Pazar, Ocak 27, 2019

Durumlar


Bilenler var, bilmeyenler var. Editörlüğü bırakıp senaryo yazmaya başladım. Öncesinde denemediğim bir iş değildi ama artık, iki işi birarada yürütecek kadar enerjik değilim. Kendime ve aileme, zevklerime vakit ayırmak istedim. Emekli olup, yıllardır hayal ettiğim işi, senaristliği yapayım dedim.

Bu kararımın üzerinden altı ay geçti geçmedi.

İnsanın hayal ettiği şeyle gerçekte yaşadıkları ister istemez farklı oluyor. Tek bir iş yapacağımı için daha az çalışabilecektim, daha çok okuyacaktım, daha çok yeni şey öğrenecektim filan. Öyle umuyordum, öyle olmadı. Eş, dost, arkadaşlık hatırı, orta sınıf hassasiyetlerim, "iş yürüsün, hayatımdan çıksın" takıntım filan derken bir baktım ki... eskisinden çok çalışıyorum. Yetiştirmek zorunda olmanın bana getirdiği ruh sıkışmasından kurtulamadım.

Bu da geçecek, azalacak ümidimi yitirmiş değilim. Genel olarak iyimser biriyim. Değişecek diyorum ve benim istediğime yakın bir hayat sürdüreceğime inanıyorum.

Haftalık bir tempoda dizi senaryosu yazmak sahiden ağır bir iş... Öyle ki bazen özel hayatınız, aileniz, ananız babanız, arkadaşınız olmasa daha iyi olacak raddesine geliyorsunuz.

Yaptığım işi seviyorum, pişman değilim ama bazen beni sevenlerden hoşgörü de bekliyorum. Çok az boş vaktim oluyor, onu da ailemle geçirmek istiyorum. Zaten dışarı çıkan, dışarıda görünen biri değildim ama bir yerde birileriyle buluşamıyorum. Okumamı istediğiniz metinleri eskisi gibi okuyabilecek durumda değilim.

Yaz aylarında sanırım daha rahat olabileceğim.

Çizgi: Taner Duran

Cuma, Ocak 25, 2019

İlk ve Son (2)



Bana bir hikâye anlat diyorsunuz… (Orhan Pamuk, Gizli Yüz) Nereden anladınız? (Şule Gürbüz, Kambur).

“Kız anne bizim sülalede hiç önemli bi insan var mı?” (Atilla Atalay, Yalnızlık Aletleri) Ellerini ovuşturuyor, arada kanlı burnundan akan sümüğünü kazağının koluna siliyor, üşümüş, dikiliyordu. (Mahir Ünsal Eriş, Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde...)

Şimdi bir ölüyüm ben, bir ceset bir kuyunun dibinde (Orhan Pamuk, Benim Adım Kırmızı). Cenneti görmek için aslında bu kadar ışık bile yetmez miydi? (İhsan Oktay Anar, Efrâsiyâb’ın Hikâyeleri)

Gece düzen güçleri uykudadır.  (Gündüz Vassaf, Cehenneme Övgü) Zaten görülen ve görülmeyen bütün düşler, bu karanlığın ta kendisi değil miydi? (İhsan Oktay Anar, Puslu Kıtalar Atlası).

Seyredilecek bir şey ve dinlenecek bir hikâye yoksa, hayat çoğu zaman bir sıkıntıdır. (Orhan Pamuk, Öteki Renkler) “Doğru dedin.” (Tarık Buğra, Yağmur Beklerken)

Kills











Salı, Ocak 22, 2019

Leman








Negatif, Temmuz-Ağustos 1995

Anadolu Ağızlarından (13)


Onmayasın: Mutlu olma anlamında ilenç.
Faşalakçı: Önemsiz bir nedenle bağırıp çağıran, yaygaracı.
Öksüztakkası: Lapa lapa yağan kar.
Parıldayık: Yıldırım.
Ebehörlüm: Beş nisanda esen fırtına.
Mer mer meleşmek: Bir şeyi ağlayarak yalvararak istemek.
Oğlakbaşlı: Kuyruklu yıldız
Cintepesi: Dağın en yüksek yeri. 
Semeri Devirmek: Yan yatmak.

Pazartesi, Ocak 21, 2019

İlk ve Son


Olay, Yirminci Yüzyılın ikinci yarısında, bir gece, Turgut’un evinde başlamıştı. (Oğuz Atay, Tutunamayanlar). Oysa ben evime dönmek istiyor, yeni bir hayata geçmeyi, ölmeyi hiç mi hiç istemiyordum. (Orhan Pamuk, Yeni Hayat)

Selim  gibi, günlük tutmaya başlayalım bakalım. (Oğuz Atay, Günlük) “Yazar olacağım ben” (Orhan Pamuk, İstanbul).

Sızlandı hafifçe kambur, ayaklarının altındaki koca taşı devirirken, bir tane de başının altında, “Ben yıldızları seyretmeden uyuyamam.” (Şule Gürbüz, Kambur). Gökyüzünde tek yıldız yoktu. (Emrah Serbes, Her Temas İz Bırakır)

Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti. (Orhan Pamuk, Yeni Hayat) Okumamıştı. (Tarık Buğra, Dönemeçte)

Ulema, cühela ve ehli dubara; ehli namus, ehli işret ve erbab-ı livata rivayet ve ilan, hikayet ve beyan etmişlerdir ki kun-ı Kainattan 7079 yıl, İsa Mesih’ten 1681 ve Hicretten dahi 1092 yıl sonra, adına Konstantiniye derler tarrakası meşhur bir kent vardı. (İhsan Oktay Anar, Puslu Kıtalar Atlası). Tepeye Homeros’un şiirlerindeki gibi tunç bir gökyüzü asılmıştı. (Mehmet Eroğlu, Rojin).

Babam izin verdi bi kere! (Atilla Atalay, Sıdıka) “Bu bir teklif mi?” (Murat Menteş, Dublörün Dilemması).

Sırt Ağrısı














Related Posts with Thumbnails