Bazen hayat takıntıdır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bazen hayat takıntıdır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazar, Ocak 18, 2026
Çarşamba, Haziran 26, 2024
Çarşamba, Mayıs 29, 2024
Pazar, Mart 10, 2024
E.Balamur
![]() |
Görseldeki kitap 1970’te yayımlanmış. Hemen değil ama 12 Mart
sonrasında toplatılmış. 16 Mart 1973 tarihli Resmî Gazete’ye bakılırsa yazarı
ya da çevirmeni olarak görünen Ethem Balamur tutuklanmış.
Kitabı biraz da bu yüzden okudum. Sonra bulabildiğim diğer
kitaplarını… Çoğu kısa cep romanlarıydı. Yedi sekiz tane okudum. Ergenliğimde bile
bu kadar “seks romanı” okumamış olabilirim.
Ethem ya da Etem Balamur hakkında pek bilgiye ulaşabildiğimi
söyleyemem. Diyarbakır nüfusuna kayıtlı, 1944 doğumlu, Fransızca bildiği
anlaşılan biri. Daha çok “E. Balamur” ya da sadece “Balamur” imzasını
kullanıyor. Otuzdan fazla kitapta adına rastladım. Erotik romanlar ve novellalar
çeviriyor, bazen kendisi de yazıyor. Türün dışına pek çıkmadığı, aynı zamanda
yayıncılık yaptığı ve çok satan kitaplar ürettiği anlaşılıyor. 1970’lerde yoğun
biçimde çalışıyor. Tutuklanmasından sonra üretimi azalıyor. 1977’de yeniden hızlanıyor.
12 Eylül’den sonrasındaysa ortadan kayboluyor.
Fransız erotik roman dizilerini temel aldığı söylenebilir. Büyük
ihtimalle bunların bir kısmını telifsiz biçimde çeviriyor, kendi ismini ya da
mahlasını kullanıyor. O yüzden belirgin bir edebi üsluptan söz etmek zor.
Mesela Yuvadaki Yılan (1970) ile kendi yazdığını düşündüğüm Şoförün Metresi (1977)
arasında ciddi fark var. İkincisinde hafif bir Orhan Kemal havası seziliyor.
İlkiyse doğrudan “hardcore” cinsel ilişki anlatısı.
Yetmişli yıllar boyunca aktif biçimde yayıncılık yapıyor. Zaman
zaman “bilimsel” iddialarla hazırlanmış cinsellik ansiklopedileri yayımlıyor. Belki de erotizm ve cinsellik gizli saklı tüketilen alanlar olduğu için
yayınevine seçtiği isim manidar: Tabu.
Romanların dönemi açısından oldukça cesur içerikleri var. Galiba bu
tür kitaplar özellikle iki dönemde rahat dolaşıma girebildi: 1970’lerde ve 90’ların
ikinci yarısında. Sonrasında hukuk, sansür mekanizmaları ve uygulayıcı
refleksler buna izin vermemeye başladı. Bugünse bambaşka bir yerdeyiz. Böyle
bir erotik edebiyat hâlâ var mı emin değilim; varsa da eski etkisini kaybetmiş
durumda. Belki internetin içinde başka yollar buluyor, daha görünmez biçimlerde
dolaşıyor. Gizli saklı sürüyor demek istiyorum.
Erotik ya da pornografik yayınlar üzerinden bir ifade özgürlüğü
veya “sanat” tartışması yapmayacağım. Yuvadaki Yılan yayımlandığında
müstehcenlik üzerine ciddi tartışmalar çıkmış, siyasi gerilimler yaşanmış.
Balamur’un izini sürerken o dönemin literatürüne olabildiğince baktım.
Ama açık konuşayım; beni asıl ilgilendiren şey o tartışmalar değil.
Bu işin ticaretini yapan insanların hikâyeleri.
İşin içinde esnaflık var, uyanıklık var, çalışkanlık var, meydan
okuma var, hızlı para kazanma arzusu var. Bir batıp bir çıkıyorlar.
Düşünsenize, çok satıyorsunuz ama kimse sizi tanımıyor. 12 Mart sıkıyönetimi sizi
hapse atıyor ama yıllar sonra kimsenin hafızasında yer etmiyorsunuz. Hatta
entelektüel bir savunma hattı bile oluşmuyor çevrenizde.
Her neyse… Bir masaya oturup delice bir tempoyla pornografik
romanlar yazan, çeviren, yayımlayan bir adam fikri bana hâlâ çok enteresan
geliyor.
Çarşamba, Ağustos 30, 2023
Perşembe, Ağustos 17, 2023
Perşembe, Mayıs 11, 2023
Salı, Mart 23, 2021
Pazartesi, Şubat 01, 2021
Burası neresi?
![]() |
Efenim mekan İstanbul'da, tarih 1930'lar, fotoğrafta tek bir kadın yok, bunlar ön bilgiler... Feyste burası neresi diye sormuştum, bilen çıkmadı veya hemfikir olunmadı... En çok Rejans olduğu söylendi, fikri olan için soruyu burada da yineliyorum.
Vee işte uzaya bir soru daha Neşet abi diyerek soruyu şuracığa bırakıyorum...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















































