![]() |
Suç varsa ceza olabilir, ama suçlama varsa önce savunma hakkı
vardır. Her suçlananı peşinen mahkûm eden anlayış, hukukun değil öfkenin
anlayışıdır. Savunma hakkının olmadığı yerde hukuk yoktur, adil yargılanma
yoktur. Bu yalnızca modern hukuk sistemlerinin değil, insanlık tarihinin, büyük
inanç geleneklerinin ve ortak vicdanın da kabul ettiği bir ilkedir.
Adil yargılanma hakkı sadece bugünün değil, dünün ve
yarının da meselesidir. Zaman değişir, iktidarlar değişir, çoğunluklar değişir ama adalet ihtiyacı değişmez. Bir insana savunma hakkı tanımadan verilen her ceza,
geride mağdurlar, tanıklar ve unutulmayan kırgınlıklar bırakır.
Bir toplum intikam duygusuyla hareket etmeye başlarsa,
orada medeniyet aşınır, ahlak geriler. Çünkü intikam ile adalet aynı şey
değildir. Adalet öç almaz. Adalet taraf tutmaz. Adalet çoğaltılmış husumet
üretmez. Adalet, öfkenin değil ölçünün yanındadır.
İnsan hayatını güzelleştiren şey, insanın insana yaptığı
iyiliktir. Hukuk ve adalet de bunun için vardır: korkutmak için değil, korumak
için.
Not: Yazıyı altı yıl önce yazmışım, 1 Mayıs vesilesiyle
yinelemek istedim. Meraklısı için fotoğraf, Stanley Kubrick’in 1946 yılında
henüz 17 yaşındayken Look dergisinde çalıştığı dönemde çektiği "Life and
Love in the New York Subway" (New York Metrosunda Yaşam ve Aşk) adlı
meşhur serisinin bir parçası.
