Çarşamba, Mayıs 06, 2026

Records





Plak dinlemek ses kalitesiyle ilgili bir mesele ya da tercih değil. Teknik bir tartışmadan (sıcak ses, analog derinlik, dijital kaybı filan) daha fazlası gibi geliyor bana. Belki de zamanla ilişki kurma biçimimize dair bir şey.

Streaming çağında müzik sonsuz, görünmez ve değersizleşmeye çok açık biçimde çok fazla faş etmiş durumda. Plak ise hâlâ bir nesne. Yer kaplıyor, çiziliyor, ağırlaşıyor, taşınması zor. Burayı gülümseyerek yazıyorum, tam da bu yüzden hatıra üretiyor.

John Peel’in o meşhur lafı biraz bu yüzden bu kadar seviliyor sanırım: “Hayatın kendisinde yüzey gürültüsü var.” Plağın hafif çıtırtısı, kusuru gizlemeye çalışmıyor. Dijital dünya pürüzsüzlük vaat ediyor, plak ise yaşanmışlık hissi.

Sadece yaşanmışlık da değil, yavaşlığı da özlüyor olabiliriz.

Not: Görselleri Mıstık abi için ürettim, yetmişli yıllar plak kapaklarından çıkmış gibi duran bir modelle…

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails