Çizgi roman, 1930-1990 arasında öylesine önemli bir
eğlence aracıydı ki farklı mecralara taşınırdı. Sakızlardan çıkan tek kareleri
biriktirdiğinizde bir hikâye tamamlanırdı. Bugünün bolluğunda anlaşılması güç
bir yöntem: Çocukların hikâyenin peşini bırakmayacağına güveniliyordu.
Yukarıdaki kareler, 1950’lerde satılan sakızlardan çıkmış.
Çizgi roman ve mizah dergileri en popüler dönemlerinde
devletten neredeyse hiç ilgi görmedi. Oysa
Gırgır ile
Fırt, 1980’lerde pekâlâ
posta pulu olabilirdi. Pulları ancak 2019’da çıkarılmış; ilgilisi olarak ben
bile yeni gördüm.
Yetmişli yılların sonunda
Çivi’de yayımlanan, Ragıp Derin’in çizdiği ve Kandemir
Konduk’un yazdığı bir çizgi romandan Yaşar Kemal karesi… Yazar, kâğıt sıkıntısı
yüzünden kitabının basılamamasından yakınıyor. Bugün hatırlaması bile güç ama
bir zamanlar kâğıt yokluğu yayıncılığın başlıca dertlerindendi.
Yine
Çivi’den, Haslet Soyöz imzalı bir çizgi roman (1979)… Aynı
anlayışla yapılmış ünlü bir “Turhan Selçuk” sayfasını biliyordum; meğer bu da
bir serinin parçasıymış. Espri, Cem Karaca’nın
Tamirci Çırağı şarkısı nedeniyle yeni
sayılmaz ama Soyöz’ün niyeti ve üslubu ilginçmiş. Beş altı sayı sonra
bırakılmış. Fikir ve senaryo bakımından beslenebilse, bugün hatırlanan bir seri
olabilirmiş.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder