![]() |
Garth, pek çok bilimkurgu ve fantastik anlatıyı etkilemiş,
herkesin değil, bilenlerin takdir ettiği bir çizgi roman. Ne yazık ki bugün
serüvenlerini derleyip toparlayan bir albüm çalışmasına ulaşmak zor: ortada
yok, unutulmuş-kaybolmuş gibi duruyor. Geçenlerde, vakti zamanında gazetelerden
kesilmiş bir koleksiyona rastladım, tek kelimeyle “saldırdım”.
Yukarıdaki kare o toplamdan. Garth, yanındaki (sonradan
sevgilisi de olacak) Çinli kadına ve birlikte çalıştığı insanlara, kimseye
kolay güvenmemesi gerektiğini salık veriyor. Siyaseten angaje, komünist kadın
ise cevabı yapıştırıyor: “Garth, sen pis bir faşistsin!”
Görünce şaşırdım. Saçma elbette. Vakit yetmişler:
siyasetin sokağa çatışma olarak indiği yıllar. Üstelik çizgi roman dili, hele
bant çizgi roman, bol ünlemli ve özellikle abartılı cümlelerle çalışır, dikkat
çekmenin pratik yolu budur. Bu cümle tam çeviri midir, yoksa çevirmenimizin
dönemin ruhuna uyarladığı bir yakıştırma mı, bilmiyorum. Ama şaşırılacak bir
şey de yok.
Madem iş ideolojiye geldi, açık konuşalım: anaakım çizgi
romanın temel refleksi, hele soğuk savaş yıllarında çoğu zaman anti-komünistti,
anti-Sovyetik bir hayal gücüyle çalışırdı. Komünizm, siyasal bir seçenek değil,
hikâyeyi devindiren “tehdit” olarak istiflenir: sızan, kandıran, örgütlenen,
manipüle eden bir karanlık akıl olarak resmedilirdi. Bu yüzden “komünist kadın”
figürü de dirençli bir karakter değildi, mutlaka ya açığa düşerdi ya da
dönüştürülürdü. Okurun hizalanacağı yer de böylece önceden belirlenir, “Pis
faşist” küntlüğü maceranın diyalogu gibi akardı. Arzederim Mıstık abi…Garth
bize selam söyledi.
tttt.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder