![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Anlaşılan bu açı bir dönem yönetmenlerin pek hoşuna
gitmiş. İştahla tekrarlanmış, tekrarlandıkça klişeleşmiş. Dikkat edilirse trash
sinemasında daha sık görülür ve zamanla neredeyse ona bırakılır.
Kişisel olarak kameranın kendisini bu kadar
hissettirmesini, özel bir amacı yoksa, anlamsız bulurum. Yönetmen ısrarla “Ben
buradayım, bakın ne acayip bir açı buldum” demeye başladığında, hikâyenin önüne
geçmeye başlar. Seyirci artık sahneye değil, sahnenin nasıl çekildiğine
bakıyordur.
Ben hikâye anlatan ve anlatırken kendini unutturan auteur’leri
severim. Elbette yönetmenin üslubu vardır, hatta olmalıdır; ama üslup,
hikâyenin yakasına yapışıp “Beni de görün” diye bağırmaya başladığında başka
bir şeye dönüşür.
Bu ayrık bacak planlarının kuşkusuz grotesk bir erotizmi
de var. Ön plandaki beden devleşir, uzaktaki insan küçülür; bacaklar bir tür
çerçeveye, hatta kapıya dönüşür. Bakış ister istemez cinselleşir. Hele kamera
yere yaklaştıkça görüntü biraz fetişistik, biraz tehditkâr, biraz da komik bir
hâl alır.
Belki ilk kullanıldığında şaşırtıcıydı. İkinci, üçüncü
kullanımında hâlâ işe yarıyordu. Sonra of puf
Grotesk bir erotizm işte. Lüzumsuz. Böyleyken böyle Mıstık abi




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder