![]() |
Niyet belli: Karşısındakini dışlamak, tahkir etmek,
“evden” kovmak. Buranın asıl sahibi benim ve benim gibiler demeye getirmek. Ev
benim, mahalle benim, şehir benim, ülke benim...
Sen değilsin. Sen bizden değilsin. Bu kadar sık “Kimsin
sen?” denmesi de tam
olarak bu zihniyetin parçası.
Bunun saçma olması, etkisiz olduğu anlamına gelmiyor
elbette. Etkili olduğu, insanlara cahilce bir cesaret verdiği, azınlıkta
kalanları korkuttuğu belli. Zaten bu yüzden ısrarla söyleniyor.
Oysa hepimiz bir arada yaşıyoruz. “Bu memleket”, “bu
toprak”, “bu ülke”, “bu şehir” gibi lafları ne kadar büyütürsek büyütelim, ne
kadar şairanelik katarsak katalım gerçek değişmiyor: Bu memleket birilerinin
değil; hele birilerinin tekelinde hiç değil.
Yan yana yaşıyoruz. Vergi ödüyor, aynı okullara gidiyor,
aynı sokaklarda yürüyor, eğlenceyi ve yası paylaşıyor, burada yaşıyor ve burada
ölüyoruz.
Muhalefeti de buradan kurmak isteyenler, bu dili
tersinden yeniden üretmekte ısrar edenler var. “Cahil bunlar” diyerek nasıl bir
yere varılamıyorsa, “Asıl bu memleket bizim” diyerek de varılamıyor.
Bir parça bıkkınlıkla yazıyorum.
İktidara karşı “Bu memleket bizim” diyen, tartışmayı
kimin daha yerli, daha hakiki, daha fazla sahibi olduğu üzerinden kuran bir
muhalefet çoğulcu değil, sağcıdır. Yeni
değil, taklitçidir. Öngörülü değil, yetersizdir. Canlı değil, zombidir.
Demokratik değil, otoriterdir.
Bu dil başka türlü kurulmalı.
Çünkü mesele memleketin kime ait olduğu değil. Mesele,
hiç kimsenin memleketten kovulamayacağı bir siyasal hayat kurabilmek. -2017-
[Yazı burada bitmiş. On yıl önce yazmışım. Ne değişti? Veya değişebilir miydi? Değişebileceğine dair
bir umut taşırsak fazlasıyla saflık mı etmiş olurduk?
Birlikte yaşama idealine veya geniş anlamıyla demokratik
kamusallığa inanmak, içinde bulunduğumuz koşullar gereği lüzumsuz bir enerji kaybı
mı?
Elbette yeni bir şey değilmiş yazdıklarım. Yenilginin
koyulaştığı ve demokrasinin otoriter bir biçime dönüştüğü, dünyanın
sağcılaştığı, sosyal medyanın öfke algoritmasıyla var olduğu bir dünyada “umut” edebi bir itirazdan
fazlası olabiliyor mu Mıstık abi?]
![]() |


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder