![]() |
Cumartesi, Mart 16, 2024
Hayrını gör!
Cuma, Mart 15, 2024
Burun
![]() |
Perşembe, Mart 14, 2024
Samsun
Bugün olsa, reklama girer diyerek yayın editörü dikkat kesilir, okurlar hoşlanmayabilirler filan... Fatoş, meğer "Samsun" içiyormuş, o yıllarda tamamı Tekel'in çıkardığı sigaralar vardı, Samsun da en popüler olanıydı diyelim.
Amca, sigaranın adını duyunca yorumluyor "Eh öyleyse yol o kadar sürmez"
Sigarayla aram hiç olmadı, yanlış da yorumlamış olabilirim ama benim o yıllardan hatırladığım Samsun zor içilen bir sigaraydı, kendiliğinden yanmazdı, somura somura içilirdi, yoksa sönerdi. Yani bir sigara içimi derken Samsun'u duyunca "cuaran bitmeden varırsın" demek istemiş sanki...
Fatoş, tipik bir bulvar gazetesi olan Günaydın'da yayımlanıyordu ve yayın politikasına uygun biçimde hafif erotik bir diziydi, genç bir sekreter kadının etrafında cinsellikle ilgili espriler yapılıyordu. Sigaraya yönelik tiryaki eleştirisinin Fatoş'ta olmasını beklemezdim, galiba beni asıl şaşırtan bu oldu.
Sonra şunu düşündüm, Fatoş'un okuru kimdi? Espriye bakarsak Samsun içen birileri... Kadınlar mı? Sanmıyorum.
Salı, Mart 12, 2024
Ben çalışırken
![]() |
İnsan, kadavranın önünde niye fotoğraf çektirir? Gölgelerin ve bilimin dehşetengiz gücü adına mı? Ben farklıyım demek için mi? Neyi tescillemek ister? Bile isteye poz verilmiş çünkü...
Hiç görmedim değil, merhum/merhume defnedilirken kefenini açıp şakşak fotoğrafını çekenler oluyor olmasına ama genel olarak ölülerimizi gömüyor ve onları daha genç halleriyle hatırlamayı tercih ediyoruz. Ölü olarak görmekse, kim olursa olsun bizi korkutuyor. Koca korku literatürü neredeyse bunun üzerine kurulu...
Bu fotoğraf muayenehane duvarına asılabilir mi mesela? Sanmıyorum. Doktor bey, o fotoğrafla herkesi korkutur, ürkütür ve konuştururdu, marazi ve sapkınca bulunurdu.
Bir arkadaşım fotoğrafı görünce mumya olabilir mi diye sordu, kadavraların çürümesini engellemek için çeşitli işlemler yapılıyormuş, oysa burada gözle görülür bir deformasyon varmış filan... İtiraf edeyim insanların böyle şeyler bilmeleri bana oldum olası ilginç gelir.
Konuşturan fotoğraf familyasından...
Pazartesi, Mart 11, 2024
Charles Dana Gibson
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Benim ilgimi çekense şu, bu çizgilerin, bu dergilerin müşterisi, muhatabı, tüketicisi kim? Elbette, orta sınıftan okur yazar kadınlar...Erkek gözüyle üretiliyor, sunuluyor filan ama aşk hikayelerinin, genç kadın romantizminin alıcısı erkekler değiller. Buna rağmen Gibson Erkekleri denmiyor mesela...Oysa Gibson, sadece güzel kadınlar değil idealize erkekler, çirkin erkekler de çiziyor, bir ev, bir giyim tasarımı da yapıyor.
Mevziiler Savaşı mı demeli...
Kadın-erkek eşitliğine yönelik giderek kitleselleşen ilk kıvılcımlar veya meşruiyet kazanan ilk popüler çıkarımlar, bence, popüler kültürden, en çok da soap operalardan besleniyor. Modern olmak, yenilikçi olmak, yeniyi ve aktüeli yakalama niyeti, satış motivasyonu, ister istemez gelenekle, geleneksel görüşlerle didişmenizi, eskiyle yeniyi karşılaştırmanızı gerektiriyor. Kadın, gelin olmaya-anne olmaya, sadakatli bir kadın olmaya teşvik edilse de, büyük ödülü evlilik olsa da... o aradaki meydan okuyan kadın, yaşam alanını genişletiyor.
Türk dizilerinin Arap ülkelerinde, Arap kadınlar arasında bu kadar sevilmesinin nedeni de bu... Meydan okuyorlar, dışarı çıkabiliyor, erkeklerle tartışabiliyorlar.
Şunu demek istiyorum, westernlerde kızılderililer yerle yeksan edilirler ama bir kızılderili, bile isteye, o filmleri seyredip, ilk yarısının sonunda televizyonu kapatabilir veya sinemadan çıkabilir. İlk yarıda kazanıyordur çünkü.
Pazar, Mart 10, 2024
E.Balamur
![]() |










