![]() |
Sosyal medyada anne ve baba kayıpları çoğu zaman büyük
bir özlemle, övgüyle ve romantizmle anlatılıyor. Ne kadarı gerçekten öyle, ne
kadarı bir tür poz, bilemiyorum. Büyümek de çocuk yetiştirmek de sancılı işler.
Bu ilişkinin sürekli toz pembe anlatılması bana pek inandırıcı gelmiyor.
Babamın tekrar tekrar anlattığı askerlik hatıraları
vardı. Bunları yazmasını istemiş, onu inatçı bir ısrarla teşvik etmiştim. Uzun
uğraşlardan sonra yazdı da. Ama okuyunca epey hayal kırıklığına uğramıştım.
Anlattığı hikâyeler değildi onlar. Yazdıkları donuktu. “Gittik, geldik, şu
oldu, sonra bu oldu…” İnsanlar vardı ama karakter yoktu. Olaylar vardı ama
gerilim yoktu. Her şey yaşanmış ama kimse yaşamamış gibiydi.
“Baba,” demiştim, “buradaki insanların hiç mi zaafı yok?
Hiç mi hata yapmadılar? Hiç mi kötü bir şey olmadı?”
Hiç unutmuyorum cevabını: “Birileri okur ve üzülebilir. Geçmiş gitmiş, unutmak
lazım.”
O zaman da tuhaf gelmişti bana. Kim okuyacaktı ki? Galiba
yazdıklarını bir tek ben okudum.
Aradan yıllar geçti. Anne ve babaları hakkında
yazılanlara bakınca aynı duyguyu hissediyorum. Sanki herkes birileri okur ve
üzülür diye yazıyor. Kırgınlıklar çıkarılıyor metinden. Öfkeler törpüleniyor.
Hayal kırıklıkları ayıklanıyor. Geriye sevgi kalıyor, özlem kalıyor, fedakârlık
kalıyor.
Oysa gerçek hayat böyle değil.
Anne-babalar çocuklarını severler ama bazen üzerler de.
Çocuklar anne-babalarını severler ama bazen öfkelenirler de. Aynı evde yıllarca
yaşayan insanların hikâyesi biraz sevgi, biraz hayranlık, biraz kırgınlık,
biraz da hesaplaşmadan oluşur.
Demem o ki yaş aldıkça insanlar gerçeği değil, gerçeğin
kimseyi incitmeyecek versiyonunu anlatmaya başlıyorlar. Özlediğimiz kişileri
değil, hatırlamayı tercih ettiğimiz kişileri resmediyoruz galiba Mıstık abi.
Böyleyken böyle demek istiyorum.
Bu arada Dedeme selam söyle Baba, iki çift lafı eksik
etme lütfen. Öksüz ve yetimdi, bir başına kimsesiz… Cantek işte. Konuşun derim.

9 yorum:
çok gerçekçi yazmışsınız babamla anlatabileceğim bir şey yok ne yazık ki çok iyi ilişkimiz olmamış paylaşılan şeyleri özenerek okuyorum böyle de oluyormuş diye Allah rahmet eylesin diyelim. Hülya
Birileri okuyabilir ve o kötü hallerden anne-babalarımız hakkında olumsuz hüküm verebilirler. Anne ve babalar bizim çocukluğumuzun zaafları. Onlar kötü olsa da sadece biz kötü diyebiliriz. Başkaları dediğinde yaralanan içimizde hala varlığını sürdüren çocuk halimiz oluyor kaç yaşına gelirsek gelelim. O yüzden fazlasıyla güzelleme yapılıyor diye düşünüyorum. Babamı kaybetmedim ama kötü olduğu konusunda kendim karar verdim ve kendimi yaraladım. O yara ile yaşıyorum.
Orhan Pamuk'un "Babamın Bavulu" nobel konuşmasıdır bu yazdığınız.. Babalar ve oğullar / kızlar.. Bizde "baba" miti öyle, Atatürk mesela o da bir baba figürü ve yıllar boyu asla hatasız, yanlışsız aktarıldı, halbuki insandır o da, babalarımız da insandır, yanlışları hataları da olmuştur.. Hataları görebilen çocuk, onları zamanla anlamayı ve belki affetmeyi de öğrenecektir..
Allah rahmet eylesin babanıza.. bugün benim de çok sevdiğim birinin ölüm yıl dönümü, ben de ondan başka bir şeyler düşünemiyorum, özlem ve hüzün doluyum.. Ve bu güzel bir duygu....
Katkılar için teşekkürler
Son paragraf çok kederli Mösyö. Kalp.
Teşekkürler, dostlar sağolsun
Katkı için teşekkürler
Teşekkür ederim, dostlar sağolsun, eksik olmayın
Teşekkür ederim
Yorum Gönder