Pazar, Aralık 10, 2023

Öptü

1974 yılından, Haldun Simavi'nin çok satar gazetelerinden biri olan Gün'ün spor sayfasından bir manşet... Manşetteki hata nedeniyle bu görseli seçmiş değilim... Başka ayrıntılar var, onlar daha ilginç... 

Haldun Simavi, bir bulvar ve magazin gazetecisiydi, neye bakarsa baksın, abartılması gerekeni görüyor, onu kanırtacak, çoğaltacak, komik bir üslupla belirginleştirecek şeyler buluyordu. Böyle isimlerle çalışıyor, ona göre seçiyor, ona göre gazeteci yetiştiriyordu. Bana kalırsa, en az yarım asır, magazin tarihini o yazdı, ve evet, Gırgır'ı da o çıkardı, Gırgır da böyle bir şeydi...

Önce bilmeyenler için haberi açıklayalım, Fenerbahçe, bir lig maçında Giresun'la berabere kalmış, Didi, Fener'in ünlü Brezilyalı hocası... Haberde şarkıcı Gönül Yazar'ın işi ne derseniz, tahminen söylüyorum, hafta içi Didi, gazinoya gitmiş, muhtemelen magazincilerin ısrarıyla, Gönül Yazar ile fotoğraf çektirmiş. Yazar da oyunbaz ve çapkın, magazine istediğinden fazlasını veren, öp denilince öpüveren biri oldu hep, öpüvermiş Didi'yi... 

Haldun Simavi gazeteciliği bu haberi, haliyle masum bir öpücükle geçiştiremez, bunu illa ki seks imasına dönüştürür, Didi ile Gönül Yazar, bir şeyler yapmış olabilirler tadında gevşek bir espri yapar. Bununla da kalmaz, Didi'nin "bir sonraki maçında" veya Yazar'ın bir başka "sevgili pozunda" makarasını sürdürür. 

"Gönül Yazar'dan sonra Giresun da Didi'yi öptü" manşetinin hikayesi bu...Kim yazmış? Gırgır'da pek çok genç mizahçıya ustalık edecek İsmet Çelik yazmış, komik, takılmalı, laf çarpmalı bir metin çıkmış ortaya... "Saha çamurlu ama her iki takım da sahadan daha az çamurlu" demiş mesela, koşmamışlar, iyi oynamamışlar demek istiyor ama asıl gaye puan kaybeden Fener seyircisinin öfkesini kaşımak... "Didi maçtan sonra Fenerbahçe Çakıl gazinosunda daha iyi oyun çıkarmıştı dedi" denmiş ama palavra olduğu aşikar...

Son not, Gönül Yazar, Haldun Simavi'nin kardeşi ve meslekten rakibi, Hürriyet'in patronu olan Erol Simavi'nin sevgilisi-hayat arkadaşıydı, bir kız çocukları bile olmuştu, 1974'te ayrılmışlardı ama ne de olsa Haldun beyin yengesiydi, yeğeninin annesiydi, görünen o ki hiç umursamamış... Gazetenin üslubuyla "öpmek" de beis görmemiş...

Eski yengesine ceza kesmek gibi düşünülmesin, Haldun Simavi, sadece ve sadece, kim popülerse onunla ilgileniyor, Fenerbahçe ve trajedi, Fenerbahçe ve ünlü hocası, Didi ve onu kim öperse o kadın ilgisini çekiyor, birer birer "ship"liyordu... İsmet Çelik, bu yüzden onun yanında çalışıyordu, Gün satmaz olunca bu yüzden çat diye kapatmıştı. 

Cumartesi, Aralık 09, 2023

Kartpostal köylüsü

Yetmişli yıllarda Süleyman Demirel "Çoban Sülü" olarak takdim edilince en büyük siyasi rakibi Bülent Ecevit te "Karaoğlan" oluvermişti, biri fötr şapkasıyla diğeri köylü kasketiyle çıkardı meydanlara... Türkiye'de siyaset, yerli olup-olmamakla ilişkilendirilen bir kavgadır... Hemen her siyasetçi buralı olduğunu ispat etmek zorunda kalır, suçlamalar bu yönde gelişir çünkü.

O yıllardan hatırlıyorum, Ecevit'e "kartpostal köylüsü" derlerdi ve itiraf edeyim, o yaşlarda bunun ne demek olduğunu anlamazdım. Meğerse, sahici-samimi olmayan yapılmış-tasarlanmış bir köylülük denmek istiyormuş. Hoş, arkası da gelirdi, Ecevit'in kasketinin Lenin'den ilham aldığı iddia edilirdi filan...

Yukarıdaki fotoğraf, 1954 yılından, Türk-Amerikan Kadınlar Derneğinin Golf Kulübünde verdiği yemekten bir hatıraymış, arkasında öyle yazıyor. Fotoğraftaki kadın bir kartpostal köylüsüymüş mesela, öyle adlandırılırmış, kostüm gibi giyilen, eğreti duran yerlilik anlamında yani...
 

Çarşamba, Aralık 06, 2023

Kanımla yazıyorum

Çizgi: Berat Pekmezci

Göktaşı

Görmemiştim, bilmiyordum, teksirle çoğaltılmış bir bilim kurgu fanzini Göktaşı, ocak 1980'de yayımlanmış, ve galiba tek sayıda kalmış... 

Başlarken yazısına göre memleketin Antares ve X-Bilinmeyen'den sonra çıkan  üçüncü bilim kurgu dergisiymiş, Bülent Akkoç, basılı dergilerin yüksek maliyetlerinden dolayı bu yola başvurduğunu söylemiş...  

Bülent abiye yakışan, ancak bir fanzincinin anlayıp paylaşabileceği tatlı bir amatörlük, güçlü bir heveskârlık, deliduman bir iştah ve iddiacılık elbette...İçerde iki öykü var, biri Arthur C.Clarke'a ait... Çevirileri Suha Alıncak yapmış... Hepi topu on altı sayfa zaten, mini boy...

Derginin içinden çıkan posta çekini ayrıca paylaşmak istedim, o yıllarda, en azından bir çeyrek asır etkisi sürdü, posta çeki ve havalesi yoluyla dergilere abone olunurdu. Akkoç da okura abonelik çağrılarında bulunmuş... Merak ettiğim, okurun dergiye nerelerde ulaştığı-satın aldığı, gazete bayiilerinde yer bulamayacağı aşikar çünkü Göktaşı'nın...

Salı, Aralık 05, 2023

Seyrüsefer Defteri 155

++ Misket oyununa gittim, gerçekçi bir dil, iyi iki oyuncu, güzel bir Ankara kenarı (30 Kasım).++ Gibi Sez1 Ep7 ve 8'i seyrettim (29 Kasım).++ Ah-ga-ssi (2016) tekrar seyrettim, entrikası, iştahı, abartısı, yoruculuğu ile park ettiriyor insana (28 Kasım).++ Bihter (2023) yanlış bir yorum olmuş diyelim (27 Kasım).++ Napoleon (2023) Tuna ile seyrettik, bana dağınık geldi, temel eksen Josefin ise o fasıl
  koyulaşamamış, kısa kalmış (26 Kasım).++ The Fall of the House of Usher Sea1 Ep7 ve 8'i seyrettim (25 Kasım).++  Gibi Sez1 Ep.5 ve 6'yı seyrettim (24 Kasım).++ To Catch A Killer (2023) beklediğim bir filmdi, gerçekçilik iddiası var ama bunu karşılayamıyor, hikaye geremiyor, inandıramıyor  (23 Kasım).++ The Fall of the House of Usher Sea1 Ep5 ve 6'yı seyrettim (22 Kasım).++ Blue Eye Samurai Sea1 Ep.7 ve 8'i seyrettim (21 Kasım).++ Nouveaux riches (2023) mizahı aksiyonu ve romantizmi değişik bir karışım olmuş, enerjik film (20 Kasım).++ Blue Eye Samurai Sea1 Ep.5 ve 6'yı seyrettim (19 Kasım).++ Dokjeon 2 (2023) aksiyondan çok entrika ve twist iddiası var, finali ve ilk filme bağlama biçimi başarılı (18 Kasım).++ Blue Eye Samurai Sea1 Ep.3 ve 4'ü seyrettim (17 Kasım).++ En passant pécho (2021) punk havasında bir çizgi roman gibi duruyor, delice bir kakırdama, abartılı tepkiler, yoğun bir dürtüsellik, vasataltı (16 Kasım).++ Dokjeon (2018) temposu var, entrikacı ve ergen zekasını kaşımayı biliyor (15 Kasım).++ Blue Eye Samurai Sea1 Ep.1 ve 2'yi seyrettim (14 Kasım).++ The Burial (2023) dava filmlerinden, Jamie dehşetli bir coşku göstermiş, filmi sürüklemiş (13 Kasım).++ Atatürk (2023) Tuna ile seyrettik, İslami dokunuşlar filan o fasıl ilginç olmuş (12 Kasım).++ The Killer (2023) nasıl uyarlayacak diyordum, bu kadar iç ses ve ahkam seyirciyi sıkabilir, puan düşürür demiştim, temposu güzel ama vayvay da değildi (11 Kasım).++  Bomboş (2022) bu kadar iyi oyuncuyu ikna etmek bir yönetmenlik başarısı diyelim (10 Kasım).++ Donnie Brasco (1997) yeniden seyrettim, sinemanın son yirmi beş yılda nasıl bir gösteriye dönüştüğünü hissettirdi (9 Kasım).++ Aşk, Büyü vs (2019) erkek karakter bir edebi unsur olarak dahil edilebilseymiş hikaye derinleşirmiş (8 Kasım).++ Scialla! Stai sereno (2011) sevimli bir iyimserliği, ne olmadığını bilen bir mesafesi var (7 Kasım).++  The Fall of the House of Usher Sea1 Ep3 ve 4'ü seyrettim (6 Kasım).++Nasipse Olur (2020) Kızın bir enerjisi var, gerisi dizi olsa tutmaz vasatlığında (4 Kasım).++ Ganglands Sea1 Ep1 ve 2'yi seyrettim (3 Kasım).++ Baradaran-e Leila (2022) tek kelimeyle enfes ve ilham verici, büyük film (2 Kasım).++ The Fall of the House of Usher Sea1 Ep1 ve 2'yi seyrettim (1 Kasım).++


Pazar, Aralık 03, 2023

Çizgilere Derkenar 32

Yetmişli yıllardan bir Bedri Koraman karikatürü, yakın geçmişte açılan davalar düşünülürse, bugün siyasi parti liderlerini hayvansılaştırarak parodileştirmek, mümkün görünmüyor...Anayasal teminat ve demokrasiye özgü önkabuller enikonu değişmiş durumda. Bana kalırsa, en fenası, kamuoyunda eleştiriye karşı güçlü bir tahammülsüzlüğün yerleşmesi, kabul görmesi-çöreklenmesi...

Dünyada olduğu gibi bizde de mangalar çizgi roman piyasalarını domine edince, doğal olarak, Tezuka isimli yerli üretim bir manga dergimiz bile olmuş.. Arkası gelecek, türe ilişkin yeni çizgiciler ve farklı mecralar çıkacaktır... Kenan Yarar, "Haiku'ya Çizgiler" adlı bir köşe yapıyor dergide. Hani, yeniler, gençler, denemeler var dergide ama onun çizgilerini ve yorumunu görmek ilginç. 

Çocukluğumda Mini Ringo'nun hastası, sıkı takipçisi filan değildim ama elime geçtikçe okurdum. Geçenlerde topluca okuyayım arzusu duydum, ufak ufak topladım, ne ki, bir ikisini okuyunca da bu fikirden vazgeçtim. Red Kit taklidiymiş, ama onun mizahından eser yokmuş, hatta komik çizgiler dışında belki de böyle bir iddiası bile yokmuş, olamazmış. Sonra şunu düşündüm, çocukken bayılırcasına okuduğum ve halen okuma fırsatı bulduğumda ilham aldığım çok çok az çizgi roman var. 

Cumartesi, Aralık 02, 2023

Misket

Perşembe akşamı Misket oyununu izledim, gerçekçi dili, ters yüz edici cesareti ve başarılı tahkiyesiyle daha uzun yollar oynayacak "genç" bir oyun olmuş. 
 

Related Posts with Thumbnails