![]() |
Faturada tek başına Tenten yok. Yanında bir Amerikan
filmi daha var: Bizdeki adıyla “Zorro’nun İntikamı”. Bu hangi Zorro bilemiyorum,
Zorro, The Avenger (1959) olabilir gibi geldi bana. Neyse faturadaki rakamlar
ilginç: Tenten’in kira bedeli daha düşük. Neden? Dolar kurundan mı, kopya
maliyetinden mi, yoksa o yıllarda Zorro’nun daha yüksek gişe garantili
sayılmasından mı? Kesin konuşmak zor ama piyasa sezgisi çoğu zaman kültürel
hiyerarşiyi ele verir, bunu biliyoruz.
Bizde “Tenten İstanbul’da” adıyla oynayan film, 1961 tarihli,
Türkiye’de gösterimi iki yıl gecikmiş. O dönem yabancı filmler genellikle
merkez ülkelerde dolaşımını tamamladıktan sonra “çevre” pazarlara inebiliyordu.
Kopya pahalıydı, dolaşım yavaştı, takvim asimetrikti. Yani biz her filmi geç izliyorduk.
Bu gecikmenin kültürel bir yan ürünü vardı: Popüler
yabancı filmlerin rüzgârından ticari olarak yararlanmak için yerli çizgi romanlar
ürettirilirdi. Film gelmeden hikâyeyi okurduk. Görüntüden önce metin, perdeden
önce kâğıt çıkardı karşımıza. Kültürel tüketim tersine akardı.
Not düşeyim: Safranbolu yakınlarında “Tintin” adını taşıyan, yüz küsur
nüfuslu bir köy var. İçine tek bir Tenten ayrıntısı serpiştirseniz (bir duvar
resmi, küçük bir vitrin, sembolik bir heykel) turistik bir mikro-anlatıya
dönüşebilir. Ya tamam Mıstık abi, esnaflık yapayım dedim, fatura konuşunca
aklıma geldi, kaşın gözün oynamasın.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder