Cuma, Şubat 27, 2026

Kayıp



Fotoğraf yetmişli yıllardan. Üç kadın neşeyle eğleniyor. Neresi? Metropollerden biri sanmıştım, meğer Malatya’ymış. Şaşırdım. Niye şaşırdıysam… O yıllarda Malatya’da içkili eğlence mekânı var elbette. Bugün var mı? Yanılıyor olabilirim ama eskisi gibi olduğunu sanmıyorum. Benim bildiğim, Anadolu’da uluslararası büyük otel zincirleri dışında içkili mekânlar ya yok ya da görünmez hâle gelmiş durumda.

Genel olarak kadınların rahat ettiği şehirleri ve mekânları “medeni” ve “güzel” bulurum. Orada zaman daha sakin, daha geniş akar. Bir kadın bir başına dışarı çıkabiliyorsa, eğlenebiliyorsa, o şehirde bir şeyler yolundadır diye düşünürüm. Mesele içki değil. Mesele evden çıkabilmek. Muhafazakâr tahayyül evi sığınak sayar, oysa kimi zaman sığınak değil, cenderedir.

Malatya’da ya da başka bir Anadolu şehrinde hayatın bütünüyle kötüye gittiğini iddia edemem, oralarda yaşamıyorum. Ama bugünkü “yokluk” hissi bana bir “kayıp” gibi geliyor. Bir tür medeniyet kaybı. İçkili bir mekânda kadınların eğlenebilmesinde hoşuma giden şey, kamusal alanda var olabilmeleri. Erkeklere doğal hak gibi sunulan şeylerin kadınlar için hâlâ tartışmalı olması. Erkek eğlenirse eğlence, hadi en fazla hovardalık, kadın eğlenirse namus meselesi. Bunu biliyoruz, yaşıyoruz, “failiyiz”, her yerde örneklerini görüyoruz.

Belki o fotoğraftaki anı özgürleşme olarak abartıyorum. Abartmıyorum aslında, bunun yalnızca bir “an” olduğunu biliyorum. O kareden hemen sonra eşler, nişanlılar, babalar, abiler müdahale etmiş olabilir. Yan masalardan homurtular yükselmiş olabilir. Ya da o kadınlar, o akşam bedenlerini sakınmadan gülerken, ertesi gün kendi evlerinde başka kadınlara (kapıcıya, temizlikçiye, sütçüye) yukarıdan, erkekçe bir dille davranıyor olabilirler. Yorumları çoğaltmak kolay.

Orta sınıfın bağnazlığının, “gerici” diye yaftaladığı kesimlerden hiç de geri kalmadığına inanırım. Endoktrinasyonun etkisini nedense hafife alıyoruz. Bağnazlık tek bir mahalleye ait değil, her yerden, her sınıftan, her kimlikten sökün edebiliyor.

1 yorum:

Hüseyin CÖMERT dedi ki...

Malatya kütür bakımından en ilginç illerden birisi. Eskisi gibi içkili lokanta ve mekan yok. Ama hiçbir ilde yok zaten. Sadece içki üzerinden okumak yanlış olabilir. Yemek kültürü yok oldu. Tüm Türkiye gibi (İstanbul hariç) Malatya'da nasibini aldı. Çiğköfte, fastfood ve simit kültürü her yeri işgal etti. Çocukluğumuzun lokanta ve yemek kültürü artık yok. Fakat Malatya'da kadınlar sosyal hayatta her zaman yer almıştır. Çarşı pazar, kafeler gece yarılarına kadar açık ve kadınlar rahat hareket ederler. Bu açıdan Malatya bölgedeki hiçbir ile benzemez.

Related Posts with Thumbnails