Perşembe, Şubat 19, 2026

Boks ve Fantezi


İlüstrasyonlar üzerinden erotizmin tarihine bakınca tuhaf bir şey fark ediliyor: Kadınların boks yapması erkeklere “seksi” gelmiş. Gerçek hayatta hele o geçmişte neredeyse hiç kadın boksör yokken, çizerler ısrarla ringe kadın çıkarmışlar. Bu bir spor merakı filan değil elbette, doğrudan fantezi üretimi. Kadının “yanlış yerde” bulunması arzu yaratıyor çünkü.

Modern sporların kurulduğu dönemde kadın bedeni korunması gereken bir narinlikle tanımlanıyor, kamusal çatışmanın, savaşın ve darbenin dışında tutuluyordu. Boks bu yüzden erkek sporuydu, erkek darbe alır, darbe vurur, sertleşir ve kirlenirdi.

Kadın boksör olarak resmedildiğinde ise dokunulabilir hale geliyordu. Erotizm burada çıplaklıktan değil, meşrulaşmış temastan doğuyordu. O dönemin ahlakında dokunulabilir kadın zaten erotik kadındı. Kabaca 19. yüzyıl ortasından 1950’lere kadar süren bir görsel repertuvardan söz ediyoruz.

Kadın bedeni gündelik hayatta korunması gereken bir yüzeyken ringde kurallı biçimde darbe alabilir hale geliyordu demek istiyorum. Temas kazara değil, programlı ve kurallara uygundu, seyre açıktı üstelik. Böylece özel alana ait olan şey kamusal bir gösteriye dönüşür. Erotizmi yaratan şiddetin kendisi değil, meşru hale gelmiş yakınlık olur.

Aynı dönemin görsellerinde kadın boksörün yanında sık sık dominatrix figürü de yer alır. İtiraf edeyim, hiç anlamadığım için bunun nedenini düşündüm. Fantezi deyip geçiyoruz ama galiba, orada erkeklere ilginç gelen bir ters köşe var. Erkeklik kontrol üzerinden tanımlanıyorsa, kadının güç kullanması kontrolün el değiştirmesi anlamına gelir. Mağdur olma ve cezalandırılma hayalleri burada devreye girer.

Dolayısıyla izleyici bir spor karşılaşması değil bir “oyun sahnesi” seyrediyor. Kadın yumruk atabiliyor, yaralayabiliyor ve hükmedebiliyorsa ama bunun doğal olmadığı varsayılıyorsa, görüntü ahlakın askıya alındığı bir ana dönüşür. Erotik gerilim de buradan doğar: normların kısa devre yapmasından, çıkan elektirikten.

Bugün kadın boksu neredeyse hiç erotik görülmüyor. Çünkü değişen şey arzunun kendisi değil, olağan olanın sınırları... Bir zamanlar sahne olan şey gündelikleşince erotizm de görünmezleşir.


Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails