İlüstrasyonlar üzerinden erotizmin tarihine bakınca tuhaf
bir şey fark ediliyor: Kadınların boks yapması erkeklere “seksi” gelmiş. Gerçek
hayatta hele o geçmişte neredeyse hiç kadın boksör yokken, çizerler ısrarla
ringe kadın çıkarmışlar. Bu bir spor merakı filan değil elbette, doğrudan fantezi
üretimi. Kadının “yanlış yerde” bulunması arzu yaratıyor çünkü.
Modern sporların kurulduğu dönemde kadın bedeni korunması
gereken bir narinlikle tanımlanıyor, kamusal çatışmanın, savaşın ve darbenin
dışında tutuluyordu. Boks bu yüzden erkek sporuydu, erkek darbe alır, darbe vurur,
sertleşir ve kirlenirdi.
Kadın boksör olarak resmedildiğinde ise dokunulabilir hale
geliyordu. Erotizm burada çıplaklıktan değil, meşrulaşmış temastan doğuyordu. O
dönemin ahlakında dokunulabilir kadın zaten erotik kadındı. Kabaca 19. yüzyıl
ortasından 1950’lere kadar süren bir görsel repertuvardan söz ediyoruz.
Kadın bedeni gündelik hayatta korunması
gereken bir yüzeyken ringde kurallı biçimde darbe alabilir hale geliyordu demek
istiyorum. Temas kazara değil, programlı ve kurallara uygundu, seyre açıktı
üstelik. Böylece özel alana ait olan şey kamusal bir gösteriye dönüşür.
Erotizmi yaratan şiddetin kendisi değil, meşru hale gelmiş yakınlık olur.
Aynı dönemin görsellerinde kadın boksörün yanında sık sık
dominatrix figürü de yer alır. İtiraf edeyim, hiç anlamadığım için bunun
nedenini düşündüm. Fantezi deyip geçiyoruz ama galiba, orada erkeklere ilginç
gelen bir ters köşe var. Erkeklik kontrol üzerinden tanımlanıyorsa, kadının güç
kullanması kontrolün el değiştirmesi anlamına gelir. Mağdur olma ve
cezalandırılma hayalleri burada devreye girer.
Dolayısıyla izleyici bir spor karşılaşması değil bir “oyun
sahnesi” seyrediyor. Kadın yumruk atabiliyor, yaralayabiliyor ve
hükmedebiliyorsa ama bunun doğal olmadığı varsayılıyorsa, görüntü ahlakın
askıya alındığı bir ana dönüşür. Erotik gerilim de buradan doğar: normların
kısa devre yapmasından, çıkan elektirikten.
Bugün kadın boksu neredeyse hiç erotik görülmüyor. Çünkü
değişen şey arzunun kendisi değil, olağan olanın sınırları... Bir zamanlar
sahne olan şey gündelikleşince erotizm de görünmezleşir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder