Pazar, Mart 15, 2026

Tevazu Performansı


Karikatür 1942 tarihli. İki kişi, “Meşhur Hokkabaz Profesör” ilanındaki abartılı ifadeleri okuyarak konuşuyor. Biri, “Benim yaptığım marifet daha zordur,” diyor. Öbürü soruyor: “Sen de profesör müsün?” Adamın cevabı geliyor: “Hayır. Ben öğretmenim. Ayda yetmiş lira maaşla dört çocuğumu ve karımı geçindiriyorum.”

Kulağa tanıdık geliyor değil mi?

Popüler kültür ikonlarının sıkça başvurduğu bir kalıp bu. Bir sporcuya, bir oyuncuya, bir teknik direktöre “Zor bir iş yapıyorsunuz” dendiğinde cevapları hazır: Asıl zor olan, evini geçindirmeye çalışan dar gelirli insanların yaptığı.

“Asıl kahramanlar yoksullardır.” Duyunca hepimizin hoşumuza gidiyor, tevazu gibi göründüğü için alkışlıyoruz.

Ama bu kadar yıl önce yayımlanmış karikatürü görünce bunun epey eski bir klişe olduğunu fark ediyorsunuz.

Belki de bu tevazu sandığımız şey, aslında eski bir retorik numarasıdır. Yoksulu yüceltmek, konuşanın kendisini de otomatik olarak mütevazı gösteren kullanışlı bir formüldür.

Tevazu performansı dediğimiz şey, kişinin gerçekten mütevazı olması değil, mütevazı görünmenin sosyal olarak sergilenmesidir. Özellikle görünürlük sahibi insanların sıkça başvurduğu bir retorik stratejidir.

Kendi başarısından söz ederken hemen geri çekilir ve odağı “asıl kahramanlar” diye işaret edilen başka bir gruba kaydırırlar: yoksullar, emekçiler, sıradan insanlar… Böylece niyet ne olursa olsun, alkışı reddediyormuş gibi görünürken ahlaki üstünlüğü de ellerinde tutarlar.

Bize de hem popülerliklerini koruyan hem de kendilerine vicdani kredi kazandıran zarif bir gösteri izletirler.

Bana kalırsa bu, söyleyene de dinleyene de iyi gelen tatlı bir popüler kültür yalanı. Buna gelene kadar dünyada çok daha ağır yalanlar var diyebilirsiniz, doğru. Ama bu yine de bir performans: alkışı reddediyormuş gibi yaparak alkışı büyüten küçük bir sahne numarası derim. Herkes rolünü biliyor: Biri tevazu gösteriyor, öbürü bu tevazuyu alkışlıyor. Sonunda herkes memnun ayrılıyor sahneden.

Ekranı kaydırabilirsin Mıstık abi…

3 yorum:

Aziz dedi ki...

Tevazu dediğimiz şey bir karakter özelliği mi yoksa dünyaya sunduğumuz bir rol mü?

Levent Cantek dedi ki...

Speküle edeceğim, bütün dinler tevazu göstermemizi istediğine göre "zor" bir şey bu. Ve bütün zor şeylerin gösterisi, pozu, palavrası ve rollenmesi olur. Çok selam

Levent Cantek dedi ki...

Speküle etmeye devam edeyim, eğer yazıda anlattığım şey, bir performanssa, ilk kim başlattı, alkışa hazır seyirciler mi seyredilenler mi? Ya yaa...

Related Posts with Thumbnails