![]() |
Sevdiğim kitap isimlerini yazdım. Editör olarak pek çok
kitaba ister istemez isim seçmişliğim oldu, en azından alternatifler
önermişimdir. Nezaketle inat etmişliğim çoktur. Şunu iyi biliyorum: bazı
isimler, eserden çok daha ilgi çekici olabilir; okuru çağıran, dürten, hatta
hafifçe tahrik eden isimler vardır. Fena Halde Leman’ı ilk gördüğümde gülümsediğimi,
Gecegezen Kızlar’ı nedense bilimkurgu tadında bir şey gibi hayal ettiğimi
hatırlıyorum.
Umberto Eco kitap adının okuru belirlemesinden hafif
huzursuzlanır ama bundan da faydalanmak gerektiğini söylerdi. İsim, okura bir
kapı göstermeli ama o kapının ardında ne bulacağını da fısıldamalıdır. Bu
yüzden hafif tertip tehlikelidir. Fazla açık bir başlık, kitabı daha baştan
tüketir, fazla kapalı olan ise hiç açılmayabilir. İyi başlık tam bu eşikte
durur.
Oyunbazlık ederek abartıyorum, Paul Valéry, şiirin asla
tamamlanmadığını, yalnızca terk edildiğini söyler ya, iyi bir kitap adı da
biraz öyle olmalı. Yazar onu bırakırken okur devralmalı. Başlık, metnin dışında
yaşamaya devam etmeli, hatta öyle olmalı ki, metnin kendisinden daha uzun
yaşamalı.
Puslu Kıtalar Atlası mesela, daha kapağı açmadan zihinde
bir tür “serüven sisi” kurar. Kafamda Bir Tuhaflık, sanki roman değil de
insanın kendi kendine söylediği bir cümledir. Bu yüzden işler. Kişisel olarak
şairlerin bizim edebiyatımızdaki en güzel kitap isimlerini bulduğuna inanırım.
Şiir gibi davranan başlıklar hep onlardan gelir: açıklamayan, çağrıştıran o
tatlılıklar… Narla İncire Gazel, Kınar Hanımın Denizleri… Bunlar anlamdan çok
tınıyla çalışır. Bir şeyi anlatmazlar, bir şeyin etrafında dolaşırlar.
Elbette iyi bir başlık, iyi bir kitap demektir demiyorum.
Hatta başlık, metnin taşıyabileceğinden daha fazlasını vaat ederse okuru
kaçırır. Okur o vaatle içeri girer, ama içeride aynı yoğunluğu bulamayabilir.
Güzel isim, kötü roman örneği listem de var. Onu yaşlanınca yazarım.
Gabriel García Márquez’in neredeyse rahatsız edici bir
dürüstlükle söylediği gibi, kitabı sattıran şey çoğu zaman başlıktır. Editörün
içgüdüsü de burada devreye girer: doğru sözcüğü ve tınıyı bulmak. Bence en iyi
isim, biraz eksik olmalı, tamamlanmayı bekleyen bir auradan söz ediyorum.
İşveli ve kandırıkçı, inatçı ve uzun ömürlü…
Bugün güzel şeyler olsun Mıstık abi…

4 yorum:
Aklıma hemen Yalnız Bir Avcıdır Yürek geldi, ismi güzel kendisi güzel bir kitaptır.
Ben bizden örneklere yoğunlaştım, çeviri edebiyatta örnek elbette çok... Bu arada kitap güzel, yazarı sahiden müthiştir, keşke sohbet edebilseydim dediğim yazarlardan. Çok selam
Yazınızı okurken aklıma "Yere Düşen Dualar" geldi. Düşünsem başkalarını da eklerim güzel listenize ama nedense hemen ve sadece bu geldi.
Çok sevdiğinizden olmalı, selamlar
Yorum Gönder