Salı, Aralık 23, 2025

Hayat, sıkıntıyla başlar

Bir söz duymuştum, "Yanazlık olmayınca yarenlik olmaz" diye. İlk duyduğumda anlamamış, meraklanmıştım, bana bu sözü söyleyen Marangoz da "yanaz" ne demek bilmiyordu.  Babasının nasıl ve ne zamanlar söylediğini anlattı ama bildikleri ve bilir gibi konuştukları beni kesmedi.

Meğer, yanaz, aksilik demekmiş. 

O gün hoşuma gitmişti, halen de severim. Çünkü arkadaşlığın nasıl başladığını, nasıl korunduğunu, nasıl büyüdüğünü anlatan bir çıkarıma sahip. Bu türden sözlere “mutlak doğru” denemez ama doğruluk payı içerdiklerini biliriz.

Ben, hayatın sıkıntıyla başladığına inananlardanım. Zorlandığımız yerde, sıkıntıyla yüzleştiğimizde "büyüyoruz" ve hayata başka türlü bakar oluyoruz. Ondan önce ne varsa, tek tek düşünün, çoğu neşeli, güzel ve hafif olan şeyler. Eğleniyoruz, özgürce geziyoruz, cebimize harçlık, elimize reçelli-salçalı ekmek veriliyor. Ne yük taşıyoruz ne aş için gayme peşine düşüyoruz... Sözlükte "çocukluk" diye geçiyor.

Yanlış anlaşılmasın, acıların insanları olgunlaştırdığını filan söylemiyorum. Sıkıntıya olumlu ya da olumsuz bir anlam yamamaya da niyetim yok. Sıkıntı dediğimiz şey sipariş edilecek bir şey değil. “Almıyorum” deyip geri çevireceğiniz bir paket de değil.  Sınav nasıl varsa, maç nasıl varsa... aşk, devrim, isyan nasıl varsa sıkıntı da var.

Sıkıntı, bana sorarsanız, hayatın ta kendisi... Daha az sıkıntı çekmek için çalışıyoruz belki de... Sadece o da değil, ters köşe yapayım, madden ve ruhen ihtiyacımız var sıkıntıya... Küçük sıkıntılar var, büyük sıkıntılar var, farkına varılmayanlar var, büyütülenler var. Ve galiba yarenliği asıl sınayan da sıkıntının kendisi değil, onunla ne yaptığımız.

Marangoz’un babası o yüzden olmalı, bunu bir nasihat gibi değil, bir tespit gibi söylermiş: “Yanazlık olmayınca yarenlik olmaz.” Çünkü yarenlik, iyi günde zaten kolay. Asıl sınav, aksiliğin gelip kapıya dayandığı anda başlıyor: Kimin sesi yükseliyor, kim susuyor, kim kalıyor? Yanazlık, arkadaşlığın turnusol kâğıdı, yarenlikse o kâğıdı her defasında yeniden ıslatmaya razı olmak.


1 yorum:

Dilovasi_isci dedi ki...

Selamlar admin. Eserlerinizin birçoğunu okumuş bir fabrika işçisi olarak aklımdaki durumu yazıyorum. Alman fabrikalarina iş başvurusu yapmak için Almanya' ya seyahat düzenleme eğilimindeyim. ülkemde kalıp enflasyonla mücadele edeceğime, beş yıl içinde iyi kötü almanca öğrenir. çocuklarımın da eğitimini sağlarım.Burada, asgari ücretten hallice maaş almak iki çocuğumun geleceğine yetmiyor. siz sanatçıların değeri benim durumumdan daha aydınlık değil. sevgiler. (bu arada e-postalarımın sonuna sevgiler yazmak çok hoşuma gidiyor). usta çizer Sönmez Karakurt' den öğrenmiştim. Hayatımı renklendirdiğiniz için teşekkürler.

Related Posts with Thumbnails