Pazar, Haziran 04, 2023

Oğuz Atay

Bu kapağa, ilk yayımlandığında dikkat etmemişim, 2014 yılında Penguen'de kullanılmış... Selçuk Erdem espriyi vermiş, Perker de çizmiş... Şu yüzden çizilmiş, o dönem başbakanlık yapan Erdoğan bir konuşmasında Atay'ın Tutunamayanlar romanına atıfta bulunmuş, kitabı okumadığını belli eden bir şeyler söylemişti diye hatırlıyorum, edebiyat tarihçisi arasın bulsun... 

Mizah dergileri popülerliklerini yitirdiği, hafta hafta eridikleri, satış olarak düştükleri, yeni üreticilerle değişemedikleri bir evrede çıkmış bu espri...İstanbul'da çıkan, çoğunluk değerlerini üst orta sınıf gençliğine göre belirleyen, siyaseten doğruculuk cenderesi altında esprileri daralan zamanlar da diyebilirdim...

Şunu düşündüm, Gırgır'da olsa, Oğuz Aral bu espriyi içerde kullanırdı ama kapak yapmazdı gibi geldi bana, ispat edemem... Aral, Gırgır okurunun Erdoğan'dan farksız olduğunu, tıpkı onun gibi Tutunamayanlar'ı okumadığını bilirdi, veya o kabulle bir okuyucu tahmininde bulunuyordu... 

Yani derginin üreticilerinin bile okumadığı bir yazarı kapağa taşımazdı, biz bunu aramızda konuşalım-gülelim ama dergi ve okurları için daha genel ve kapsayıcı espriler bulalım derdi gibi geliyor...

Gırgır'ın genel tarzının dışına çıkan bir çizgiyle karşılaştığında, "ben bunu evimde duvarıma asarım ama dergiye koymam" dermiş mesela... Penguen ise okur yazarlık kasmış, bir bibliyofilin yapabileceği espriyi kapağa taşımış... 

İki ayrı dönemden iki ayrı espri tercihi diyelim, birinin asıl derdi kitleselleşmek, diğeri elde kalanı tutmaya çalışıyor.

Cumartesi, Haziran 03, 2023

Seyrüsefer Defteri 149

++ Aşk, Mark ve Ölüm (2022) güzel iş çıkmış, tempolu, ilginç ve güçlü (31 Mayıs).++ Criminal: UK Sea2 Ep1 ve 2'yi seyrettim (30 Mayıs).++ Blood & Gold (2023) moda galiba, aksiyonumsu bir şey olduğunda yetmişli yılların pulp sinema tarzının taklit edilmesi bana tuhaf geliyor (29 Mayıs).++ Délicieux (2021) fikir güzel, bana oyuncu seçimi yanlış gibi geldi, temposu düşüyor, meselesini ve odağını çok geç kuruyor (28 Mayıs).++ A Little White Lie (2023) iyimser bir edebiyat magazini (27 Mayıs).++ As Bestas (2022) güzel film, olacağı hissettirmesi, baskıyı kurabilmesi bakımından başarılı bir taşra manzarası (26 Mayıs).++ Avec amour et acharnement (2022) "ne de olsa birini sevmek asla biten bi şey değil" anafikrinde bir ilişki hikayesi, iyi anlatılmış, yan hikayeler niye var bilemedim (25 Mayıs).++ Kill Book-Soon (2023) bir havası var, aksiyonu daha koyu bekliyordum, gerilimi yokmuş (24 Mayıs).++ The Nest (2020) şahane diyaloglar, iç karartan taklit ve yeknesaklıklar (23 Mayıs).++ Criminal Germany Sea1 Ep.1 ve 2'yi seyrettim (22 Mayıs).++  The Super Mario Bros Movie (2023) kötüler daha "kötü" olabilirmiş, daha küçük yaşa oynamışlar (21 Mayıs).++ One Day as a Lion (2023) bir iyimserliği var, mafya türü dolambacı, aksiyonu, tasarımı var filan ama olamamış (20 Mayıs).++ Woman Talking (2022) konu çok çok ilginçmiş, teatral bir tercihte bulunmuşlar, bazen çok iyi yükseliyor, bazen başka türlü daha güçlü anlatılabilirmiş hissi veriyor (19 Mayıs).++ The Stranger in Our Bed (2022) oyuncularla yürüyebilirmiş, zayıf kalmış, klişe hikaye ama arada ilginç bir iki süslemesi var (18 Mayıs).++ Holy Spider (2022) belgesel gibi geliştirilmiş, güzel film, ilham verici (17 Mayıs).++ Belascoarán Sea1 Ep.1'i seyrettim (16 Mayıs).++ Ennio (2021) enfes bir döküm olmuş, sadece işlerine ve mesleğe odaklanılmış, özel hayat, siyaset, eksiklik ve arızalara hiç gidilmemiş,  çalışkanlığı baş döndürücü, iyi ki çağdaşıyız (15 Mayıs).++  Sisu (2022) yetmişli yılların irrasyonel aksiyonlarına selam çakmışlar, temposu güzel (14 Mayıs).++ Zone Blanche Sea1 Ep1 ve 2'yi seyrettim (13 Mayıs). ++ Mother (2023) beklediğimden iyi çıktı, Netflix anaakımı çok fena belirliyor örneklerinden (12 Mayıs).++ Kastanjemanden Sea1 Ep.5 ve 6'yı seyrettim (11 Mayıs).++ Revanche (2008) ikinci kısım ilginç, farklı yorumlanabilir bir hikayeymiş (10 Mayıs).++ Renfield (2023) aksiyonu güzel ama oyuncu seçimleri bana hatalı gibi geldi (9 Mayıs).++  Kastanjemanden Sea1 Ep.3 ve 4'ü seyrettim (8 Mayıs).++ Babylon Berlin Sea4 Ep.11 ve 12'yi seyrettim (7 Mayıs).++ The Dungeons & Dragons: Honor Among Thieves (2023) iyimser ve masalsı aksiyon, sekiz yaş işi (6 Mayıs).++  Hareket Sekiz (2019) şapsalların zaferini anlatan komedilerden, bir iki sahnesi, filmin üzerinde (5 Mayıs).++  Kastanjemanden Sea1 Ep.1 ve 2'yi seyrettim (4 Mayıs).++ Babylon Berlin Sea4 Ep.9 ve 10'u seyrettim (3 Mayıs).++ Müjdemi İsterim (2022) arada dağılıyor, dağılmayı önemsemiyor, Kural ve Aksum enerjisiyle ilerliyor (2 Mayıs).++

Cuma, Haziran 02, 2023

Modern Prop.

Vahap Okay'ın kitabı, siyasal iletişim alanındaki ilk yayınlardan biri (1957). Ben kapağa takıldım. Kafasına çivi çakılan bir genç resmedilmiş. Dehşet verici bir şey ama çiviyi mesaj olarak kodlamışlar.

Propaganda denildiğinde genel olarak olumsuz bir şey anlamaya eğilimliyiz. İlk kullanılmaya başladığından beri propaganda dendiğinde insanların aklına manipülasyon ve komünizm geliyor... Tabii ki tesadüf değil... 

Hafızadan yazıyorum, 80'li yıllarda Amerikan popüler kültüründe propaganda sözcüğü Hitler, Stalin ve Humeyni'yi çağrıştırıyordu, kesin bir ifadeyle kötü-olumsuz bir şeydi. İnsanlar propagandaya maruz kaldıklarında beyinleri yıkanıyor, mesaja direnemiyor ve "doğru" davranamıyordu. 

Harold Laswell'in 1927 tarihli kitabı ve Magic Bullet teorisi, son derece basit olduğu için uzun yıllar etkili oldu diyelim. Kapakta çivi var, Laswell de şırınga mecazını kullanıyordu. O yıllarda genel olarak insanların manipülasyona açık olduğu ve mesaja direnemediği, tek biçimli anladığı, muhalif bir okuma yapılamadığına inanılıyordu. 

Kendisi dışında herkesi kandırılabilir, yönetilebilir ve yönlendirebilir bulan günümüz insanının temel dayanağı bu teoridir diyelim...  

E bugün farklı bir şimdiki zaman yaşıyoruz, daha karışık elbette, prop'un çivisi çıkmış mı diyelim yoksa çivi çıkar izi kalır mı bilemiyorum, Bedii Faik havasında bir yazı sonu oldu.

Perşembe, Haziran 01, 2023

Eksiklik

Selahattin'in siyasetten çekilişi, haksızca hapiste tutulan, tecrit ve yoksunluk içindeki bir fikir suçlusunun duygusal tepkisi gibi duruyor, nereye varır bilemiyorum ama olursa eğer, onun eksikliği, iyimserliğin yenilgisi olarak okunmalı...

Memleket için üzülmek diye bir payda varsa, onun yokluğu o paydada içimizi sızlatacak... Habasetin, küfrün ve bağnazlığın karşısında sabırlı bir neşeyi temsil ediyordu. Aktüel höt zöt içinde çok anlaşılmıyor olabilir, ileride illa ki anlaşılacaktır...

Çarşamba, Mayıs 31, 2023

Kimsin lan sen?

Çizgi: Berat Pekmezci
 

Umut

Türkiye'de akademisyenler kırk yaşından sonra ünlü olmaya başlıyorlar, medyatik bir şöhretten söz ediyorum, memleket vasatının üzerindeki birikim ve özgüvenleri, onları iyi-kötü bir yere getiriyor. Eğer yüzleri sıcak ve hazır cevaplarsa, yeknesak değillerse, hafif esprili hatiplikleri varsa oralarda daha uzun süre kalabiliyorlar. 

Yakın dönemde öne çıkan akademisyenlerden birinin tivitini gördüm, popüler olduğu için biteviye karşıma çıkıyor çünkü...Tivitleriyle seçim sonrasını "açıklayarak" birilerinin salaklığını teşhir ediyor, kasavetli bir bıkkınlıkla hararet yapıyor diyelim...

Yazdığı ilk cümleye takılıp kaldım, "Türkiye'de seçmeni 'umut' yönetiyor" demiş, oradan almış, hafif nevropatça hafif pataküte döverek ilerlemiş. 

Seçmeni, sadece Türkiye'de değil dünyanın her yerinde umut yönlendirir, insanlar, gelecekle-geleceğiyle ilgili bir tercihte bulunurken bir beklenti içindedirler, bir şeyi korumak ve değiştirmekle ilgili ümit eder, hayal kurar ve oy verirler. 

Fransız seçmeni de umut eder, Güney Afrikalı da... Oy verirken umut etmeyen seçmen yoktur. Umut, dünyanın her yerinde seçimin ana eksenidir. Seçimlerdeki partiler hayal ettirmeye, inandırmaya çalışır,  aralarındaki genel tartışma hattı, tarafların birbirini yetersizlikle suçlamasıyla gelişir, hayalcilik, umut tacirliği, yalancılık en çok duyulan şeylerdir. 

Seçmeni umut yönetir derse doğru derdim ama Türkiye'de seçmeni umut yönetiyor denirse, bu akademik bir yorum olmaz, olsa olsa en iyi tabirle aktüeli kovalayan gazetecilik, kaba tabirle medyatik bir şovmenlik olur... 

Related Posts with Thumbnails