Kapağını hançer yapıp dolaşırdı
Limon, kendi ipiyle kuyuya inen masal kahramanı. Daha dün gibiydi
Mikrop, yıkılmış bir şehrin gölgesi, acımış hayatlar, sokağa çıkma yasağı. Oktay Ekşi yazıları. Neye el atsa virane, ağıtlar ve mendil sesiydi hikâyelerin dili. Antrakt. Yürürlüğe konmuş bir gülme emri. Temel’i konuşuyor memleket yirmi yıldır.
Kentin fethini seyretti uzak bir tepeden
Limon. Yerini bilen sözcükleri vardı heybesinde. Kendini koparıp sundu hayata, yıkanmamış ve “Mikroplu”. Daha Doksanlar yazılmamıştı takvime, ekşiydi.