![]() |
“Savaşmak için değil. Savaşı anlatmak için savaşa
gidenler açısından öyle.”
Tek cümlede önemli bir ayrım yapıyor.
Savaşı yaşayan biri için savaş, korku, açlık, ölüm, bekleyiş
ve belirsizlik demektir. Günler, kaçınılmaz olarak birbirine karışır. Kahramanlık kadar rastlantı
da vardır işin içinde. Yaşayan için olayın merkezinde deneyim bulunur.
Ama savaş yazıya dönüştüğünde artık başka bir şeye
evrilir. Anlatının hammaddesi yaşanmışlıktır. Dağınık ve farklı olan tecrübeler seçilir,
ayıklanır, anlamlandırılır ve sonunda bir hikâye ortaya çıkar. Hemingway bu
yüzden hatırlatılıyor. İkili arasındaki konuşmanın odağı, savaşın kendisi değil
onun nasıl anlatıldığı.
Okurken aklıma ister istemez çocukluğum geldi. Büyüdüğüm
mahallede sıklıkla kavga çıkardı. Teke tek kavgalar olurdu, gruplar sözleşir,
boş arsada ya da okulun arkasında birbirine girerdi. Ne ki kimsenin aklına
kavganın fotoğrafını çekmek ya da sonradan anlatısını kurmak gelmezdi. Kavga
biterdi, en fazla ertesi gün abartılarak yeniden anlatılırdı.
Bugün durum tersine döndü.
Fiziksel çatışmaların yerini büyük ölçüde dijital
çatışmalar aldı. Sosyal medyadaki birçok tartışmanın amacı artık karşı tarafı
ikna etmek (!) değil. Tartışma, daha sonra paylaşılacak bir ekran görüntüsü üretmek
için yapılıyor. Bir sonraki tweet’e, köşe yazısına, YouTube videosuna ya da
“Bakın bana ne yazdı” paylaşımına malzeme çıkarılıyor.
Haliyle anlatı, deneyimin önüne geçiyor. İnsanlar
yaşadıkları için anlatmıyor, biraz ileri gideceğim, anlatacakları şey olsun
diye yaşıyorlar. Hatta kimi zaman tartışmayı çözmek istemiyorlar. Çünkü
çözülürse hikâye de bitiyor.
Kışkırtıcı paylaşımlar, hedef gösteren çağrılar, bitmek
bilmeyen linçler çoğu zaman bir fikri savunmaktan çok görünürlük üretmenin
araçlarına dönüşüyor. Algoritmalar da bunu ödüllendiriyor.
Öfke, itiraz ve kavga daha fazla dikkat çektiği için,
tartışmanın kendisi değil, tartışmanın dolaşıma girecek hikâyesi değer
kazanıyor. Böylece insanlar haklı çıkmaya değil, paylaşılabilir bir an üretmeye,
ikna etmeye değil, anlatacak bir çatışmaya sahip olmaya yöneliyor.
Dijital cephelerin en tuhaf yanı da bu. Cercas’ın yaşlı
adamı bugün yaşasaydı belki de aynı cümleyi şöyle kuracaktı: “Tartışmak için
değil, tartışmayı anlatmak için dijital cephelere koşanlar açısından öyle.”

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder