![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Bu fotoğrafları popüler kültür derslerimde paylaşmıştım.
Ders notu gibi olmasın ama neler anlattığımı da not düşeyim istedim.
Fotoğraflarda erkek özne, kadını yakalamaya, dondurmaya,
arşivlemeye çalışıyor. Kadın yürüyor, erkek duruyor ve bakıyor. Kadın hareketli
erkekse sabit ve odaklı. Foucault’nun tarif ettiği anlamda bir gözetim estetiği
istiflenmiş, kadın, kamusal alanda dolaşırken bile potansiyel olarak
değerlendirilen bir nesneye dönüştürülmüş. Kadınlar, seyirlik bir bedene
dönüştürülmüş demek daha doğru. Kadın bedeninin performansı, erkek kolektifinin
eğlence ekonomisine hizmet ediyor. Laura Mulvey’in kavramsallaştırdığı “male
gaze”in klasik örneği olmuş bazı fotoğraflar. Mulvey, sinema için kamera erkek,
seyirci erkek, hikâye de erkek için der ya...
Erkek kalabalığı, kendi arzusunu kolektif olarak teyit
ediyor. Bakış, erkekler arasında bir dayanışma dili. Kadına yönelmiş gibi
görünen arzu, aslında erkekler arası bir performans: “Gördün mü? Ben de
gördüm.” E bu bir tür homososyal onay mekanizması.
Bu fotoğrafların bir kısmı muhtemelen eleştirel niyetle
çekilmiş. Sokak fotoğrafçılığı, modernitenin bu çelişkisini teşhir etmek için
kullanılmış olabilir.
Peki fotoğafları kim seçti? Bir erkek olarak ben…Bunu da
hesap edelim. Erkek gözü yalnızca bakmaz, kadraj kurar. Kadrajı kuran, hikâyeyi
de kurar. Ve hikâyeyi kim kuruyorsa, tarih de onun dilinden yazılır.
Bu notların üzerinden en az on beş yıl geçtiğine göre…
Bir ters köşe: Bugün sosyal medyada herkes birbirini
gözetliyor. Erkek bakışı hâlâ güçlü ama artık kadınlar da kamerayı tutuyor.
Gözetim yataylaştı. İktidar dağıldı mı, yoksa yalnızca biçim mi değiştirdi
henüz tam bilmiyoruz.








1 yorum:
Artık female gaze de var. Fleabag iyi bir örnek olabilir.
Yorum Gönder