![]() |
Yıllar önce dikkatimi çekmişti. 1955-65 yılları arasında
15-25 yaşlarını süren hemen her okur-yazar erkek Royer’i biliyordu, gizli saklı
okumuşlar, aralarında konuşmuşlardı. Üstelik çok satan ve çok seyredilen ne
varsa oldum olası merak ederim. Royer neye denk düşmüştü de bu kadar
tutulmuştu? Bu sorunun peşine düşüp birkaç kitabını okumuş, tabiri caizse o
kitapları “dallamıştım.” Hakkını teslim etmek gerekir: Dönemi için hayli cesur
metinler yazıyormuş, hele bizim okur için. Öte yandan mesele biraz da
konjonktürel. Bu topraklar öteden beri “kurak”, yani erotizmin her türlüsü başlı başına bir
cazibe unsuru olabiliyor. Royer’in krallığının da biraz bu yokluğun üzerine
kurulduğunu hemen fark ediyorsunuz.
Gelelim on bir sayfalık çeviriye. Türkçede yayımlanmış
olduğunu sanmıyorum. Royer’in erkek magazinleri için kaleme aldığı hikâyelerden
biri gibi duruyor. Napolili, yakışıklı bir seyyar satıcının tek bir gününü
anlatıyor. Ne anlatıyor derseniz: Royer’in dünyasında kadınlar ve erkekler tek
bir güdüye indirgendiği için yakışıklı “erkek” satıcının karşısına çıkan her “kadın”
iştahla ona “asılıyor.” Oysa satıcının bir sevdiği var, gözü başkasını
görmüyor. O meşum kadınlara kapılacak mı, yoksa sadakatle yoluna mı devam
edecek onu okuyoruz, hikâyenin erotik ve romantik gerilimi kabaca bu.
Erotik pulp edebiyatında benzer bir klişe vardır: Herkes
cazibeli jönprömiye bağyana sahip olmaya çalışır, o kadın kaçırılır, ona
yalvarılır, şehvetle saldırılır… O ise “doğru adamı” seviyordur filan. Royer,
bu fıkrayı tersine çevirmiş, hepsi bu.
Royer, o “askıntı” kadınları yazarken onları aşağılıyor
mu, haz mı duyuyor, o fasıl muğlak. Gerçekçi gibi gözüken abartısı, şaşırtmak
için kullandığı erotizmi, farkında olmadığı bir bayağılığı var... Beyefendi,
kendisinden ne tür bir hikâye beklendiğini biliyor ama bir yandan da yüksek
edebiyat yapmak istiyor. İlki kısmen işlemiş olabilir, ikincisi ise daha
yazarken dağılıyor, berhava ve karavana kalıyor.
“Amaaan” mı, “genç erkekler zaten atlayarak okuyorlardı” mı
dedin Mıstık abi…
Meraklısına not: Çevirmenimiz, bir hukukçu, kişisel fikrim, paradan çok keyif için bu işe kalkışmış...

1 yorum:
Bugün popüler olan bir sürü şey, yirmi yıl sonra hatırlanmayacak
Yorum Gönder