Cuma, Eylül 18, 2026

Hatırlamak-Unutmamak

Millet olarak unutkan olduğumuz sık sık söylenir. Okuryazarlarımızın “Bu halk…” diye başlayan ezber eleştirilerine ve bunların toplumun hemen her kesiminde çeşitli biçimlerde yinelenmesine bakılırsa, unutkan olduğumuza inanmamız gerekiyor. Ama…

Yukarıda 1985 yılına ait bir Gırgır kapağı var. Gani ve Gürcan imzalı kapak, tipik bir Gani Müjde esprisine dayanıyor. Müjde’nin bunca yıl nasıl popüler kalabildiğini de açıklayan bir mizah anlayışı bu: Ortalamayı biliyor ve ona inanıyor. Zaten bana kalırsa başka türlü uzun süre popüler kalmak pek kolay değil.

Bu halkın unuttuğu filan yok,” derseniz eğer esprinizi uzun uzadıya açıklamak zorunda kalırsınız. Oysa kabul görmüş bir klişeyi kullanınca pat diye amacınıza ulaşırsınız.

Kapağın sağ alt köşesindeki konuşmaya bakılırsa, sağcıların peşinden koşan ve onlara oy verenler kolayca aldatılabilecek insanlardır. Kalabalığın arasına karışıp borç para isteyerek bu “cahilleri” hemen kandırabilirsiniz. Çünkü unutkandırlar.

Oysa sıradan insanlar için siyaset ve oy verme güdüsü, bütün büyük laflara ve iddialara rağmen, çoğu zaman somut çıkarlardan ayrı düşünülemez. İş vaadi, işini kaybetme ihtimali ve maddi kayıp korkusu her türlü büyük siyasetin önüne geçebilir. İnsanlar muktedirler karşısında ne kadar güçsüz ve kolayca harcanabilir olduklarını bilir, hayatlarını buna göre kurarlar.

Fakat bunu açıkça kabul etmek kolay değildir. Bunun yerine, kendileri dışındaki herkesin çıkarcı ve numaracı, cahil ve ruhsuz, kâfir ve terörist, vatansız ve hain olduğunu söyleyerek ahlaki üstünlük üretirler.

Bu halk unutur, hafızasızdır,” demek de söyleyeni ruhen ve fikren bir basamak yukarı taşır. Unutan hep başkalarıdır; söyleyen ise gören, bilen ve hatırlayandır. “Bu halk” başka, “ben” başkayım hissinden söz ediyorum Mıstık Abi.

Bana “Bu halk unutur” sözü pek inandırıcı gelmiyor. Aziz Nesin’in dediği gibi: “Biz söylemeyiz, söyleniriz.” Ben daha çok buna inanıyorum. Unuttuğumuz filan yok. İşimize geldiğinde konuşuyor, işimize geldiğinde susuyoruz. Herkes olup bitenin az çok farkında.

Mesele hafıza değil, hatırlamanın bedelini kimin ödemek istediği gibi geliyor bana.

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Bu halk unutur derken insanların hafızasını mı sorguluyoruz, yoksa hatırladıkları hâlde neden sustuklarını anlamaktan mı kaçıyoruz?

Related Posts with Thumbnails