Savaşta Almanya yenilince Osmanlı Devleti de yenik sayıldı...Keşfetmek için iç mihrak
Nasıl taraftar olunur sorusunun cevabı açık değildir. Gönül kimi severse güzel odur derler ya, nasıl sevdiğimizi o anı yaşarken çözemeyiz, derinlerden gelir cevabı; çoğunlukla akıl baliğ olduktan sonra yapılan bir tercih değildir bu. Beşiktaşlı olmamın gerisinde, Yetmişli yıllarda takımın sürekli yenilmesi, alay konusu olması ve yaşadığı maddi krizi aşabilmesi için para toplanması yatıyor. Çocuk yaşta “arabacı” olarak gırgıra alınmam, tam olarak anlamadığım müstehzi ifadelere muhatap olmam sanıyorum bu tercihimi güçlendirerek inada bindirdi. Kenar mahallelerde yoksunluklar içinde büyümem, hep çalışmak zorunda kalmam sanırım solculuğumu da bulaştırdı Beşiktaş’a. Proleter takımı olarak tanımlanması nasıl da cuk oturmuştu gönlümden geçene. Ne saray oğlanı ne de burjuva çocuğuydu benim takımım. “Sabırlı, özverili, yenilmekten kendine pay çıkaran” bir taraftarlıktı benimkisi.
Çizgi roman bir yirminci yüzyıl sanatıdır, gazetelerde gelişmiş, kendi yayın mecrasını yaratmıştır. Söz sanatlarını kullandığı için onu edebiyat, hele ki roman saymamız gerekmez. Türkiye’ye girerken çocuk dergilerinin öğretmen yöneticileri pedagojik bir anlam yüklemek adına onu tanımlarken “roman” biçiminde bir sıfat tamlaması eklemişler. Bu sebeple yıllarca çizgi roman, roman mıdır, edebiyat mıdır diye sorulup durmuş, hiç olur mu a canım diyerek sırtı patpatlanarak saha kenarına yollanmıştır. Çizgi roman sanattır ama dünyanın pek çok ülkesinden “kendinden utanan sanatlardan” sayılır; üreticileri, yayıncıları sanattır değildir tartışmalarında özürcü cevaplar, savunmalar yaparlar. Türkiye, çizgi romanın endüstri olamadığı ülkelerden biri... Toplam satışlar inanılmaz düşmesine rağmen yılda 250 bin civarında çizgi roman kitabı satılıyor. Bunun büyük bir çoğunluğu yabancı çizgi romanlardan oluşuyor. Yerli üretim ise komik çizgili, underground eğilimli bir anlayışa dayalı. Böylesi bir tür ve tercihin ana akım olduğu bir başka ülke de yok. Bu açıdan ilginç bir çizgi geleneğimiz var, kimse bilmiyor o ayrı mesele…