Çarşamba, Aralık 01, 2021

Ercümend bey'den Mandrake

Mandrake, ilk kez Ateş'te yayımlanmıştı, derginin önemli çizeri, sahiden değerli ressamımız Ercümend Kalmuk, kapakta Mandrake çizmiş. Önemli mi bilmiyorum, Mandrake sevdiğim için benim hoşuma gitti, bizimkilerin çizdiği ilk özgün Mandrake yorumu olmuş...
 

Ramiz

Mizahın tango mevsimiydi, Ramiz. Plajlara dadanmış fırça. Sahnesinde harcayan, bölen ve çarpan çıplaklıklar. Dudak izinden tarih bıraktı geriye, bütün hazları birden isteyen. Ağustosböceği, jartiyerli bacaklar ve hamamcı düşler. Memleketin en iri kalçasıydı Tombul Teyze. Ramiz; özlemlerin tapınağı, okunmayan espri ve elmanın tadı. Uzun ve sıcak yazlar, aslı astarı olmayan kadınlar yuvalanmıştı çizgisine. Briyantinli mizah, Şecaattin Tanyerli, Yahya Kemal ve ekmeksiz dizeler.


 

Perşembe, Kasım 25, 2021

Mao-Çetin

Aralıklarla yazıyorum, Çetin Altan bugün hiç öyle anılmasa-hatırlanmasa da, bir dönem, hele altmışlı yıllarda sağcıların en çok kızıp köpürdüğü solcuydu. Yukarıdaki görseli, o yıllarda çıkmış, sağcı bir dergiden,  ayırıp kenara koymuşum... 

Haksızlık dolu, husumet dolu, yaftalayıcı bir basitlik elbette ama bugün, sosyal medyada bu düzeyde neler neler üretiliyor, neler yazılıyor ve tüketiliyor, bu ne ki diyebiliyoruz. Şöyle bir bakınca sosyal medyada istisnasız herkesin hakarete uğradığını, kimsenin bunun dışında kalamadığını görebiliyorsunuz. 

Normalimiz ne çok değişmiş mi diyeceğiz... Yoksa zaten hep böyleydik de aşikarlaştı mı nefretimiz, insansevmemezliğimiz... 

Romantize ettiğimi düşünmeyin, insanların yaşadıkları dönemden korkup çekinmeleri gibi bir şey değil bu, hepimiz durumun farkındayız çünkü... 

Helga sevişiyor

Bu memleketin dertleri hep büyük oldu, hiç eksilmedi, gidin sorun Eftelya'ya, Nataşa'ya neler neler anlatırlar size...
 

Salı, Kasım 23, 2021

Yakup Kadri

1908’de genç olanlardan, kim neyi kurtaracak zamanları. Kargaşanın tarihi, çürüyen evler, erkenci ölümler. Gazeteci Yakup Kadri, modernin yazarı olmak istiyor. Halid Ziya’dan ilerisi, gerçek daha gerçek, yazmasa eksik, yazmasa vadesi dolan. Yakup Kadri, sanat şahsidirden sanat milletin malıdır demeye yürüyen bir başkalaşmanın yazarı. Yaban’ı, Kadro’yu çıkartırken yazıyor. Nur Baba’yı Ankara saltanatla, Ankara’yı yeni Ankaralılar kendileriyle uğraşırken… Aklında millete rağmen başarmak var. Yaban’ın köyü, ruhsuz memurlar, yeni zenginler, inkılaptan sapanlar… Aklında hep bir makale. Kadro’nun yeni nüshasına yazılmış romanlar.

Pazar, Kasım 21, 2021

Bozkır biterken

Bozkır ikinci sezon yazımını dün akşam itibarıyla bitirdim, mutluyum. Temmuz ayında başlamıştık, ilk bölümü 14 Eylül’de göndermişim, iki ayda sekiz bölümü tamamlamışız, çok şükür bu da bitti. Hayatta çeşitli şeyler yazdım, kitaplar, makaleler, gazete yazıları, yüksek lisansım, doktoram… benim için bir teki bile bir senaryonun bitmesine his olarak benzemedi, inanılmaz bir esenlik doluyor içime… Haz, rahatlama, ay yüzeyinde yürüme filan… “Neşet Coşar” oluyorum. 

Related Posts with Thumbnails