Pazar, Ağustos 10, 2014

Akbaba'nın Cumhurbaşkanları


Malum bugün seçim var, Akbaba, Cumhurbaşlığı Seçimlerini nasıl yorumlamış bir kaç not düşeyim istedim. Çok ayrıntısına girmeden, kapakları ucundan kıyısından açıklayarak anlatacağım. Üstteki kapak, Münif Fehim'e ait, güzel bir çalışma, sevdiğim kapaklardan. Derslerde kullanırdım. Atatürk öldükten sonra çizilmiş, cumhuriyeti temsil edem kadın, İnönü'ye sarılıyor: "İsmet'im..."


Tek parti ve savaş koşulları mı, yoksa geleneğimiz mi böyleydi diyelim, 1939, 1943 ve 1946 Seçimleri pek de öyle hararetli yaşanmaz. Rutin bir oylamadır. İstisna sayabiliriz, 1943'teki seçimde İnönü'nün yeniden seçilmesi Kemalist Ruh ile açıklanmış. Atatürk "Ben Ölmedim" diyor muhaliflere...Meclisteki o muhalifler kim belirsiz...


1954 Seçimlerinde CHP eleştirisi yapmış Akbaba. Bayar bir kez daha seçilmiş, tam bunun üzerine, İnönü tavuk olarak çizilmiş. Ne yumurtlasa cılk çıkıyormuş. Bu tavuk ve horoz ayrımı önemli. O günlerin mizahında bu kontrast geniş yer tutuyor. Bir insanı kadınsı göstermek hiciv sayılıyormuş işte.


1957 Seçimi sonrasında Menderes mutlu... Bayar bir kez daha seçilmiş, hemen ertesindeyiz Menderes korkulu bir rüyadan uyanmış, güneş doğuyor, mutlu-umutlu vs... Siyasi tansiyonun giderek artacağı yıllardayız.


1961, Cemal Gürsel seçilmiş. Yeni doğan gün esprisi yinelenmiş. Bir farkla elbette, Gürsel, horoz olarak çizilmiş..."Horoz öttü, dava bitti" denmiş...O yıllarda biz Fransa'dan öykünerek, 27 Mayıs ertesine "İkinci Cumhuriyet" diyoruz. Gürsel de Fransız lider De Gaulle'e benzetilmiş biraz. Horoz olmak kötü değil yani. Tavuk tercihi için az biraz yukarıya bkz.


1966'ta Sunay'ın seçilmiş olması çok da önemsenmemiş, asıl mesele Milli Bakiye adı verilen, seçimlerde kullanılan nispi seçim sistemiyle ilgiliymiş. Bir tek 65' Seçimlerinde kullanılır, sonra kaldırılır vs. Küçük partilerin ve atılan her oyun daha adaletli biçimde meclise yansımasına yönelik bir düzenlemedir. Kaldırılmak isteniyor o tarihlerde, Sunay seçilirken bile bu mesele konuşuluyor.Neyin daha önemli mesele olduğunu gösteriyor demek daha doğru.


Bana göre en ilginç seçimler 1973'te oldu, 12 Mart'ın ertesinde partiler, ilk kez askerlerin istediği adayı seçmek istemediler. Genelkurmay Başkanı Faruk Gürler'i seçmemek için işi uzattıkça uzattılar. 12 Eylül olduğunda Kenan Evren, 73'ü model alıp 1980'de bir türlü tamamlanamayan seçimlere lafı getirirdi. Nasıl olur da Cumhurbaşkanı bir türlü seçilemezdi vs. Altı ay boyunca meclis Korutürk'ün yerine birini seçememişti. "Demokrasi bize uygun değildi", "kötüye kullanılmıştı", "bizzz bu siyasetçiler yüzünden ihtilal yaptık" vs vs. Kapaktaki espri, o günlerin mizahından: bir milletvekili berbere gittiği için yeter sayı bulunamamış.


15.Turda sürpriz bir isim, başka bir asker Fahri Korutürk seçilince Cafer Zorlu koltuk bile sevindi esprisi yapmış.

Akbaba'nın ömrü sonraki seçimlere yetmiyor.

Sonrası kısaca şöyle: 12 Eylül'den sonra Kenan Evren, mecliste seçilmedi. Seçilmesi anayasa dayandırıldı, anayasa onaylanınca o da seçilmiş oldu. Özal'ın seçimi çok tartışmalı oldu, ANAP dışındaki partiler oylamaya girmediler vs. Özal'ın ani ölümüyle Demirel, daha sonra Ahmet Necdet Sezer ve daha sonra Abdullah Gül seçildiler.

Ben en iyisi gidip oyumu atayım.

Cumartesi, Ağustos 09, 2014

Ağustos Ayının Türkçe Edebiyat Kitapları


Bu ayın arkadaşları...İletişim'in Ağustos ayı Türkçe edebiyat kitapları...Ethem'den (Baran) Bozkırın Uzak Bahçeleri, İlyas'tan (Barut) Bil ki Hayat Virâne, Alper'den (Atalan) Çok Kısa Bişi Anlatıcam ve Bülent'ten (Yıldız) Zifir...İletişim Yayınlarından...

Cuma, Ağustos 01, 2014

Seyrüsefer Defteri 49




+ İş güç bitti, bana Capra iyi gelir dedim, Mr. Deeds Goes to Town seyrettim (31 Temmuz). + Anna (2013), İngiliz işi olmuş, paranormal gerilim, temposu iyi (30 Temmuz). + Deadly Maria (1993) Tykwer'in ilk filmiymiş, iyi oyunculuk ve atmosfer var, Kafkaesk gözükse de alacakaranlık ve Amerikalı bir hikâye (29 Temmuz). + Joy Ride 3, bu manyak kamyoncu hikâyelerinden daha varmış, bu üçüncüsüymüş, ana fikir: kamyoncu fena yapıyor! (28 Temmuz). + Kosmos, atmosfer kurabilmiş, filmin kendisi, mistizmi, diyalogları bir yana, asıl başarısı bu (27 Temmuz). + Not Safe for Work (2014), kısa bir film, başlangıçta derinleşebilseymiş iyi film olurmuş, olamamış (26 Temmuz). + Road to Paloma, motorcu romantizmi, kızılderili sosu, manzaralar, doğa… vasat (25 Temmuz). + Zulu, atmosfer müthiş, film için çok karakter var, iyi polisiye (24 Temmuz). + Pornopung, Kuzey işi ilişki hikâyeleri, bazen ilginç (23 Temmuz). + The Other Woman, televizyon dizisi derinliğinde başlıyor, o yüzden yavaş, sonra film olduğunu hatırlıyor, bağlıyor (22 Temmuz). + Ai no borei (1978), geleneğin, geçmişin, [D]oğulu tekinsizliğin hatırda kalıcı bir yorumu, klasik (21 Temmuz). + The Art of the Steal, eğlenceli bir dolandırıcılık filmi, oyun içinde oyun, sabun köpüğü (20 Temmuz). + Mr.Peabody and Sherman (2014), tv niteliğini aşamamış (19 Temmuz). + Robocop, beğenmeyeceğimi bilerek izledim (18 Temmuz). + Extant iyi başladı, muamma yeni sorularla yürümezse tavsar, bekleyip göreceğiz (17 Temmuz). + Under the Skin, kısa film olacak içerikte, Scarlett filmi taşıyor (16 Temmuz). + Jîn (2013), çıkamama hali müthiş, sembolizm güç mü kaybettirmiş bilemedim, en çarpıcı sahneler oralar değil çünkü (15 Temmuz). + Hayat Var, en iyi Reha Erdem filmi, yoksulları bu kadar çarpıcı resmeden az filmimiz var (14 Temmuz). + Noah, beklediğimin altında çıktı, Nuh'un çaresizliği daha iyi işlenebilirmiş (13 Temmuz). + Moebius (2013), abartılı, rahatsız edici tipik bir Kim Ki-duk filmi, en iyisi değil (12 Temmuz). + Game of Thrones Sea4 Ep. 9-10'u seyrettim (11 Temmuz). + This is England, ilham verici güzellikte uzun yaşayacak filmlerden (10 Temmuz). + Gelmeyen Bahar, dizi havasında, çok karakter var ve diyaloglar iyi değil (9 Temmuz). + Bu İşte Bir Yalnızlık Var, gişe filmi, aşkı kuramayan sponsorlu senaryo (8 Temmuz). + Game of Thrones Sea4 Ep. 7-8'i seyrettim (7 Temmuz). + Zerre, başarılı bir atmosferi var ama derinleşememiş, eksik kalmış, bi tık daha vurmalıymış, malzemesi varmış (6 Temmuz). + Sparks, grafik roman uyarlaması. Karışık hikâye, efektler başarısız, ikinci sınıf (5 Temmuz). + Ayvalık Tatili (5-11 Temmuz). + Bi Küçük Eylül Meselesi, senaryo işleyişi merak uyandırıcı. Oğlan çirkinse kız da çirkin hattı zatında, finali gişesini açıklıyor, Erdil'in çizmesi ilginç (4 Temmuz). + Sadece Sen, Kore filmi len bu dedirtti, meğer uyarlamaymış, abartıya sadakat göstermişler, şıpın işi melodram, zoraki Jön prömiye, çeyrek aksiyon çıkmış (3 Temmuz). + Le Capital (2012) Costa Gavras filmiymiş, finaldeki Robin Hood teatrali puanını düşürüyor, seyredilmeli (2 Temmuz). + Tuna ile Transformers Kayıp Çağ'a gittik, full aksiyon, dijitali çok başarılı (1 Temmuz).



Related Posts with Thumbnails