Cemal Nadir’in Amcabey’inden, ilginç bir bölüm paylaşacağım. Bir vatandaş, Amcabey’le konuşuyor, resmi bir icraatı övüyor. Bu ilk katman, doğrudan Köy Enstitüleri ve gezici köy öğretmenleri lehine bir propaganda. Karikatür, Maarif Vekâleti’nin yeni uygulamasını tanıtıyor. Anlatıcı, devletin hizmetlerini sıralıyor: köy öğretmenleri köy köy dolaşacak, kadınlara dikiş, nakış, çocuk bakımı, hijyen gibi konuları öğretecek. Bu bölümde mizah neredeyse yok, okuyucuya bir kamu politikası aktarılıyor.
Anlayacağınız bant karikatür, gazete haberi ile
propaganda afişi arasında bir yerde duruyor.
Asıl ilginç olan ikinci katman ise Amcabey’in cevabı ile
başlıyor: “Oldu olacak köylü kadınlar da şehirleri dolaşıp hemşirelerine ana
olmanın faziletlerini öğretseler.”
Bugün kulağa tuhaf geliyor ama bu cümle dönemin belirgin bir kültürel gerilimine yaslanıyor. Şehirli kadınlar öncelikle, annelikten uzaklaşmış,
modernleşmenin etkisiyle aile değerlerini ihmal etmiş kişiler olarak
resmediliyorlar. Buna
karşılık köylü kadın, “doğal”, “üretken”, “anneliği bilen” kadın olarak
idealize ediliyor.
Dolayısıyla espri aslında gezici öğretmenleri değil, şehirli
modern kadını hedef alıyor. “Siz köylüye anneliği öğreteceğinizi sanıyorsunuz
ama asıl anneliği siz onlardan öğrenmelisiniz.” demeye getiriyor.
Malum, erken Cumhuriyet’in sık rastlanan çelişkilerinden
biridir: kadınlar kamusal alana davet edilir ama bu davet çoğu zaman annelik
rolünü güçlendirecek biçimde gerekçelendirilir.
Karikatürü ilginç yapan da tam olarak bu. İlk bakışta Köy Enstitüleri üzerine bir karikatür gibi görünürken, aslında şehir-köy, modern-geleneksel ve kadınlık rolleri üzerine dönemin zihniyetini ele veriyor. Mizah, burada eleştirel değil, devlet politikasını destekleyen ve aynı zamanda toplumsal cinsiyet normlarını yeniden üreten bir araç olarak kullanılıyor. Bu yüzden karikatürün tarihsel değeri, güldürme gücünden çok daha yüksek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder