![]() |
Birlikte yürüdüğüm protestocuların tamamı oğlumdan biliyorum
2003 ile 2007 arası doğumlulardı, koordine olamamalarından ve pek slogan
bilmediklerinden hayatlarında ilk kez böyle bir eyleme katıldıkları
anlaşılıyordu. Çok çok azının yüzü açıktı, geleceklerine dair anlaşılabilir
ürkeklikleri enikonu fark ediliyordu… Birbirlerini uyarıyor, maskelerini
sürekli yokluyorlardı. Hatta bir ara layloy yürürken zattır zuttur koşuverdik,
meğer kenarda polis kamerası varmış, o sebeple koşmuşuz filan
Görebildiğim kadarıyla bu genç kalabalık çeşitli biçimlerde
adlandırılıyor, yoksul ve lümpen oldukları, orta alt sınıftan geldikleri,
anaakım değerlere yaptıkları atıflarla “sağcı” oldukları söyleniyor diyelim.
Benzer yorumları ben de yaptım, yapmadım değil, “Karanfil’in Kekoları” da dedim
anlatırken, “06 Ankara” da…Derin İç Anadolu, meydanda avaz avaz ve “gerçeküstü”
dolanıyordu işte “yaprağım”
Malum, ergenlik, yalpalayan ve sivilceli olan acayip bir
şeydir, kendinizi değersiz, gadre uğramış gibi hissedersiniz, herkes (ki herkes
gamsız ve hissizdir) size bakıyor-sizi seyrediyor gibidir, spotlar
üstünüzdedir, otursanız oturmanız, yürüseniz yürümeniz batar millete… Sıkıntı
büyüktür, sığamazsınız, “amk anlamıyorlardır”, “amk linçleneceğim”, şu bu
içinizde bir titrek konuşur…Bir eşik vardır, onu aşsanız sanki her şey bambaşka
olacaktır…Ne ki, nasıl aşacağınızı da bilemezsiniz...
O gece o yürüyüşe cadde üzerindeki apartmanlardan ve
çevreden yoğun ve sahici bir ilgi gösterildi, alkışlayanlar, tencere çalanlar,
müzik açanlar, trafikte bekleyen arabaların kornaları filan… Aventüriye bir
neşe ve hak verilen bir öfke desteği diyelim … “Ben bu dünyaya yanlış geldim”
diyen o çocuklar, bu kadarını beklemiyorlardı, onaylandıklarını hissettiler.
Gece bir başka ışıldadı, oksijen arttı, yürüyüşleri ve sesleri değişti…
Ertesi gün, bana öyle geliyor, daha kararlı ve olgun
uyandılar, şimdi bilmiyorlar, ileride anlayacaklar, “hangi resmime baksam ben
değilim” diyecekleri bi şeyler kıpırdadı içlerinde. Dışarda yağmur yağadursun…