Cuma, Ekim 02, 2026

Gır Seyahati

Gırgır dergisinin ismini o yıllarda evlerde kullanılan mekanik, fırçalı makaraları olan, yere sürttükçe tozları toparlayan bir temizlik süpürgesinden aldığı söylenir; akla da yatkın geliyor. Ama gırgır, o süpürge olmadan da gündelik dilde yaşayan, tıpkı dırdır, vırvır, cırcır gibi kullanımda olan bir sözcük ve niteleme. Ahmet Vefik Paşa'nın 1876 tarihli sözlüğünden başlayarak 19. yüzyıl kaynaklarında gır ve gırgır makara sesi için kullanılıyor, mide ya da bağırsak sesi olarak da biliniyor.

“Gır”, sözlüklerde laf anlamında geçiyor... Ama nötr “söz” değil: gevezeliğe, palavraya, hoşbeşe, muhabbete yakın bir laf. Biliyorsunuz, birileri çok konuşup iş üretmediğinde “laf!” der kızarız... Sanki o türden bir laf... Partaval gibi...

Gır, 19. yüzyılın sonundaki argo sözlüklerinde karşımıza çıkıyor. A. Fikri'nin 1889-90'da yayımlanan, ilk argo sözlüğümüz sayılan Lugat-ı Garibe’sinde “yalan, uydurma” diye geçiyor. Otuzlu yıllarda Osman Cemal Kaygılı'nın Resimli Şark için hazırladığı Argo Sözlüğü'nde ise “söz, sohbet, muhabbet, yalan söz, partaval” denmiş. Kaygılı, “gırcı” için “yalancı”, “gırlaşmak” için “tatlı dille sohbet etmek” yazmış.

Süpürgeden önce, otuzlu yıllarda balıkçılıkta kullanılan bir ağa ve bu ağla avlanan teknelere de gırgır deniyor. Bir mekanizmanın çıkardığı sesin adıyken, zamanla mizahileşmiş sanki. 1960'larda İzmir'de üretilmeye başlanan Gırgır süpürgesinin reklamlarında “GırGır giren evde dırdır olmaz” ve “GırGır girdi dırdır bitti” sloganları kullanılmış; kulağa hayli matrak geliyor, espri olarak da yaygınlaştığı tahmin edilebilir.

Sözlüklerdeki kullanıma bakarsak gır’ın yalan ve boş laf gibi olumsuz anlamlardan sohbet ve eğlence gibi olumlu anlamlara doğru kayabildiğini de görüyoruz. Bu, sözcüğün ironiyle de kullanıldığını gösteriyor: gır atmak / gır kaynatmak (konuşmak, sohbet etmek), gırlaşmak (sohbet etmek), gır geçmek (konuşmak, şakalaşmak, alaya almak), gırgır (şamata, eğlence, neşeli sohbet), gırgır adam/kadın (hoşsohbet, oyunbaz, güldüren kişi). Alaya alma anlamının, makara sesinden “makaraya almak” deyimine uzanan bir benzetmeden geldiği de düşünülüyor.

Gır’ın sözcük olarak en sevdiğim kullanımı ise şu: “Aptal dersen, oo gırla!” derken aptalın çok, bol miktarda olduğu vurgulanır.

Kısacası “gır”, yaklaşık yüz elli yıldır bir yerlerde ses çıkarıyor: bazen makara sesi, bazen boş laf, bazen palavra, bazen hoşbeş, bazen şamata. Balık tutuyor, ev süpürüyor ve sonunda bir mizah dergisine isim oluyor.

“Gır” seyahati diyelim... Laf çok, “gırla!”

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails