Cumartesi, Ekim 24, 2026

Chud

Sürekli karşıma çıkıyor: Global kültürde “chud” diye bir adlandırma dolaşıyor. İçinde yaşamadığınız bir kültürü, dile istediğiniz kadar hâkim olun, anlamak kolay olmuyor. Gündeliğin akışkanlığı, ergen kalkışmaları, sosyal medya sarkastizmi her yerde başka türlü gelişebiliyor.

Kelimenin bugünkü kullanımını tek bir Türkçe karşılıkla açıklamak zor. Siyasi bağlamda aşırı sağcı, kaba saba ve saldırgan bulunan kişiyi aşağılamak için kullanılıyor. Daha genel kullanımda ise “itici tip”, “trol” ve “hödük” anlamlarına yaklaşabiliyor. Genellikle erkeklere, özellikle saldırgan bir erkeklik sergileyenlere yöneltiliyor. Ben başta öyle sansam da her “chud” kullanımını doğrudan “faşist” diye çevirmek anlamı daraltır.

Türkçe karşılık ararken yerel aidiyetler, sınıf bahsi, kültür ve siyaset çağrışımları farklı olsa da “çomar”a benzetmek mümkün.

Gülerek yazıyorum, adlandırmanın çıkışı kanalizasyonmuş. Kelimenin kökeni yaygın olarak 1984 tarihli C.H.U.D. filmine bağlanıyor. Açılımı Cannibalistic Humanoid Underground Dwellers. Kabaca, söylerken bile komik “yeraltında yaşayan yamyam insansı yaratıklar” denebilir. New York’un altında dolaşan, radyoaktif atıklar yüzünden tuhaf şeylere dönüşmüş insanlar varmış filan.

Yani “chud” adlandırması filmdeki yaratıklardan ilham alıyor. Şuna benzetebiliriz: Ellili yıllarda Mıstık’ın “Taş Devri” karikatür bantında vahşi kalmış, insanlaşmamış, hödük ve saldırgan Maganda kabilesi vardı. Nuri Kurtcebe oradan ilham alarak seksenli yıllarda İstanbul’a yeni göç etmiş, şehir hayatına uyum sağlayamadığı düşünülen insanları aynı isimle adlandırmıştı. Mizah dergileri seksenli yıllarda maganda karikatürleri ve çizgi romanlarıyla dolmuştu. Hakeza zonta da aynı dönemin nitelemelerinden. Öncesi de var: apaş, kazma ya da kırro da aynı türden nitelemeler. Turgut Özal ve partisi maganda kültürünün üreticisi sayılırdı. Magandalar Beyoğlu’nu istila etmişti filan…

Chud’un siyasi kullanımında da benzer bir aşağılama var. Sağcılık, ırkçılık, solcu karşıtlığı, hoşgörüsüzlük, anti-entelektüelizm içine boca ediliyor. Diğer yandan bir kavram popülerleşip siyasi çevrelerin dışına taşarken anlamı gevşiyor ve başkalaşıyor. Görebildiğim kadarıyla insanlar kelimeyi kendileriyle dalga geçmek için de kullanabiliyor. Hatta bazı sağcı kullanıcılar etiketi sahipleniyor.

Chud bir karikatüre dönüşmüş durumda. Gevşeme dediğim hâli olumsuzlama gibi görmeyelim. Bunu bağlamsal bir değişkenlik, kelimenin içine girdiği kabın biçimini alması gibi düşünelim. Maganda örneğini yaşadığım için hep şunu düşünürüm: Her sevimsiz kişiye söylenebilen bir kelime, belirli bir siyaseti teşhis etme gücünü kaybedebiliyor. Magandanın mesela Özal dönemiyle kurulan açık siyasi bağı zayıfladı. Gündelik ilişkilerde erkek saldırganlığını, kabalığını ve hoyratlığını niteleyen bir adlandırmaya dönüştü. Ama sınıfsal ve kültürel çağrışımları bütünüyle silinmedi. Söyleyenin hangi çevreye ait olduğunu göstermeyi sürdürebildi. Maganda diyen biri bize kendisi hakkında bir fikir veriyordu.

Bugün “chud” diyen kişi de kendisini benzer biçimde bir yere yerleştiriyor mu? Siyasi kullanımında, hedef aldığı sağcı hoyratlığın karşısında durduğunu söylüyor gibi. Ama kelimeyi her kullananın solcu olduğunu çıkaramıyoruz, bazen yalnızca belli bir internet mizahının dilini bildiğini gösteriyor olabilir. Adlandırma, hedef aldığı kişi kadar onu kullananın kimlerle aynı şakaya güldüğünü de anlatıyor.

Chud, bana yeni gelmedi. Bildiğim bir eğilimin yeni bir adlandırmasıyla karşılaşmış gibi hissettim. Soru şu, Mıstık Abi: Sosyal medya yeni insan tipleri mi keşfediyor, yoksa eski küçümsemelere yeni isimler mi buluyor?

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails