![]() |
Yazılardan bilenler olabilir, 2019’dan bu yana günün
belli saatlerinde yürüyüş yapıyorum. Takıntı haline de geldi, yürümesem birine
bir haksızlık yapmış da kalbini kırmış gibi hissediyorum.
Telefondaki adım sayan uygulamadan faydalanarak bir döküm
çıkardım. Çok geriye gitmedim, 1 Ekim 2023 ile 30 Eylül 2026 arasındaki üç
yılın toplamına baktım.
Yukarıdaki 8,5 milyon adım oradan geliyor. Üç yılda sekiz
buçuk milyona yakın adım atmış, 5.911 kilometre yürümüşüm. Çok duruyor değil
mi? Günde ortalama 65 dakika yürümüş, 7.706 adım atmışım. Süreleri toplayınca
49 gün 7 saat ediyor. Uyku ve mola olmadan, gece gündüz yürüdüğümü düşünürseniz
of puf… Üç yıla yayılınca çok, yan yana koyunca az geliyor. Rakam aynı, ben bir
türlü karar veremiyorum.
2019’a kadar gitsem, kim bilir kaç olacak?
E’cicik romantize edeyim, o saatlerde ne yapıyordum?
Hikâye mi düşünüyordum, blog için yazı mı tasarlıyordum, bir şeye mi
kızıyordum? Uzun uzun telefonla mı konuşuyordum? Hepsi var. Mıstık Abi, sen
olsan “kızlara mı bakıyordun?” diye eklerdin. Evet, herkese bakıyor ve dinliyorum,
yalan yok. Evden bir saat çıkmışım… Millet aç açç!
Saymak tuhaf geldi yazınca… Rakamları hesapladığımdan
beri garip garip bakıyorum sonuçlara. O kadar yürümüşüm, acaba ne düşünmüşüm en
çok? Neye kızmışım da şimdi hatırlamıyorum? O sırada beni darlayan pek mühim
gelen hangi mesele uçup gitmiş?
Adımları kaydediyoruz, yürürken aklımızdan geçenleri,
vazgeçtiklerimizi, bulduğumuz cümleleri aynı kesinlikle kaydedemiyoruz. Bir
kısmı yazdıklarımıza sızıyor olmalı. Günlükler, hikâyeler, senaryolar… Edebiyat
ve sanat olmasa, “of off geçmiyor günler” şarkısıyız be abicim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder