![]() |
Bu yazıyı yazmamın sebebi, derginin ve Yusuf Ziya Ortaç’ın siyasal pragmatizmini göstermek değil. Satışla ilgili rakamlar vermiş, önemli bir mizah dergisi kaç satıyordu onu paylaşmak istedim.
Şöyle yazılmış: “Türkiye sınırları içinde, geçen yıl, 1.610.000 Akbaba satışa çıkarılmıştır. İade tutarı 268.213 tür ve yüzde ancak 16’yı bulan çok başarılı bir neticedir. Bu hesapça, 1960 yılında Türkiye’de bir milyon üçyüz kırkbir bin yediyüz seksen yedi Akbaba satılmıştır. Bir dergiyi, en az beş kişi okuduğuna göre, Akbaba’nın nasıl geniş bir okuyucu çoğunluğuna seslendiği belli olur.”
Ne demek istenmiş biraz açalım, bu rakamlara göre 1960 yılında Akbaba 25,800 net satış ortalamasına ulaşmış. Bu tek bir sayının satışı veya ulaşılan kişi sayısı değil yıllık toplamdan hesaplanan bir ortalama. Ben Akbaba’nın satış rakamlarıyla ilgili bir iki kez yazmıştım. Aziz Nesin, ellili yıllarda Akbaba’nın 6-7 bin sattığını, kendisinin gelişiyle yaklaşık bu rakamın 11 bine çıktığını anlatıyor. 1970 yılında her hafta elli bin aileye ulaştıklarını kendileri iddia ediyor. Selçuk Çıkla da Ergin Ortaç’la yaptığı görüşmeye dayanarak kapanış dönemindeki net satışı 14 bin olarak veriyor.
Rakamların doğru olup olmadığını aslında bilmiyoruz; beyan bunlar, abartı payını akılda tutmak gerekiyor. Üstelik farklı yılların satışlarını karşılaştırmak, iki sayıyı yan yana koymakla bitmiyor. Ellili yıllardaki 6-7 bin ile 1960’taki yaklaşık 26 bin arasında belirgin bir artış var. Ama Akbaba’nın yayın dünyasındaki ağırlığı da aynı ölçüde artmış mı? Bunu anlayabilmek için diğer yayınların satışlarına, dağıtımın genişlemesine, derginin fiyatına ve maliyetlerine bakmak gerekiyor. Büyüyen bir pazarda daha çok satarken geride kalmak da mümkün.
Benim merak ettiğim, bu satışın ne kadarının yeni yazar ve çizer yetiştirecek bir imkâna dönüştüğü. Akbaba veya bir başka mizah dergisi, genç bir üreticinin düzenli çalışıp geçinebileceği bir telif düzeni kurabiliyor muydu? Gırgır’la karşılaştırmayı burada yapmak gerekiyor: satışın yanında sermayeyi, ödenen telifleri ve kaç kişiye sürekli iş verilebildiğini de konuşmak. Derginin kaç sattığı önemli ama o satışla kimlerin geçinebildiği daha da önemli.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder