![]() |
| Yz ile temizlenmiştir |
Önce oyundan söz edeyim. Dönemin eleştirilerinden anladığımız kadarıyla, sanatla uğraşmak isteyen bir gencin eski zihniyetle mücadelesini anlatıyor. Karagöz oynatan, taklitler yapan oğlunu deli sanan bir baba, üfürükçülükle bilginin birbirine karıştığı bir dünya, eski devlet daireleri, kalem efendileri şu bu… Vakit’in eleştirmeni, Cemal Nadir’in kendi hayatından bir acıyı anlatmış olabileceğini düşünüyor. Osmanlı geçmişinin eleştirisinden Cumhuriyet’e uzanan bu hikâye, benim okuyuşumla, yeni rejimin kültürel anlatısına yakın duruyor.
Peki, neden kaldırılmış? Akşam’ın 22 Mart tarihli haberine göre başroldeki Vasfi Rıza Zobu hastalanmış. Gazete, oyunun büyük ilgi gördüğünü de söylüyor. Bu ilgiyi ölçecek bir seyirci hesabımız yok; zaten meselenin gişe olduğunu düşünmüyorum. İki temsil, bir oyunun seyirciyle ilişkisini değerlendirmek için ne kadar yeterli olabilir? Üstelik özel bir tiyatro işletmesinden değil, belediye desteğiyle çalışan bir kurumdan söz ediyoruz.
Hastalık, temsillere ara verilmesini açıklayabilir. Benim takıldığım, oyundan bu denli çabuk vazgeçilmesi. Oyuncunun iyileşmesi beklenebilir, gerekirse başka bir oyuncuyla devam edilebilirdi. Bunca hazırlığın ardından oyunu sürdürmek için bir yol bulunmaması, sahnelenen şeyin kurum içinde hoş karşılanmadığını düşündürüyor bana.
Burada seyircinin şikâyetinden söz etmiyorum. Oyunu kabul eden, hazırlatan ve sahneye çıkaran denetleyici iradenin, sahnede gördüğü sonuçtan hoşnut kalmamış olabileceğini varsayıyorum. Cemal Nadir gibi sevilen, itibarlı ve dönemin popüler kültüründe önemli bir yeri olan bir ismin oyunundan vazgeçilirken hastalık açıklamasına başvurulması da bu bakımdan anlamlı geliyor. Açıkça söylenmeyen bir hoşnutsuzluğun, kimseyi incitmeden kapatmanın yolu gibi görünüyor.
Oyunun Osmanlı’yı eleştirip Cumhuriyet’i olumlaması bu ihtimali ortadan kaldırmaz. İdeolojik uygunluk yalnızca hikâyenin hangi tarafta durduğuyla ilgili değildir. Kimin gülünçleştirildiği, hangi sözün nasıl söylendiği, oyuncunun tonlaması ve sahnede oluşan anlam da önemlidir. Metin üzerinde uygun görünen bir şey, temsil sırasında başka türlü karşılık bulabilir. Bu yüzden oyunun tam metnini bulsak bile sahnede yaşananları bütünüyle öğrenmiş olmayacağız.
Elimizde “şu nedenle kaldırılmıştır” diyen bir denetim belgesi yok. İçerikle ilgili, ideolojik bir hoşnutsuzluk yaşandığını düşünüyorum. Bu yoruma, oyunun hazırlanmasına verilen emekle ondan vazgeçilmesindeki sürat arasındaki farktan varıyorum. Cemal Nadir’e sahnenin kapısı açılmış; iki temsil sonra kapanmış. Sahiden de hastalanan oyuncu olmuş olabilir ama ortada sahneden kaldırılan bir oyun var. Ardında başka tuhaflıkların olduğu ve muhtemelen nedenleri hiç öğrenemeyeceğimiz bir hayal kırıklığını kayda geçmiş say beni Mıstık Abi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder