Çarşamba, Kasım 14, 2018

Nostalji, Endorfin ve Saflık


Nostaljyi sevmiyorum. Böyle söyleyince pek anlaşılmıyor. Nostaljiye hiç kapılmıyorum, hiç bulaşmıyorum demiyorum. Hepimiz az ya da çok, geçmişi yadederiz, güzel ve neşe dolu hatıraları konuşur eğleniriz. Hatırladıkça ruhumuz-bedenimiz endorfin salgılar ve mutlu oluruz.

Benim meselem, galiba, nostaljinin sahici sayılmasıyla ilgili. İnsanlar inanmak istiyorlar. Bir saflık rüyasına kapılamıyorum. Eskiden siyaset başkaydı, futbol güzeldi, şehir şahaneydi, insanlar latifti, İstanbul benzersizdi, edebiyat muazzamdı, gazeteler sahiciydi, ilişkiler hoş, aşklar, konuşmalar, muhabbetler, tanışmalar tatlıydı vs... iddiasına, rüyasına inanmıyorum.

Daha da açık yazayım, bunları palavra olarak görüyorum. Bu palavraları sadece yaşlılar da tüketmiyor, dikkat kesilerek bakarsanız, her yerde her şekilde görüyorsunuz.

Saf ve bozulmamış olan bir merhale, bir zaman aralığı veya insanlık evresi hiç olmadı. Saflık, ideolojik bir yanılsamadır, insanlar, hayat ve zaman kirlidir.

Böyle söyleyince de yanlış anlaşılıyor, açayım, bana kalırsa, iyilik dahi o kirliliğin içinden çıkar. Farkındalık taşımayan bir iyilik mümkün değildir.

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails