Salı, Nisan 15, 2014

Faydalı Bilgiler Ansiklopedisi


1938 tarihli Akbaba kapaklarından biri. Dersim'de yaşananların nasıl algılandığını göstermesi bakımından ilginç elbette. O günlerde basın nasıl bir tutum aldıysa o yönde ve eğilimde bir kapak yapılmış. Kapağın çizeri Cemal Nadir...Nadir'in siyasi tutumlarına nedense pek değinilmiyor ya da hoşgörülüyor, bunu ilginç buluyorum.


Bu epeyce ilginç bir kapak, 1939 tarihli, Atatürk öldükten sonra yayınlanmış. Akbaba'nın patronu Yusuf Ziya Ortaç, bu kapak için çok düşünmüş, çok tereddüt etmiş, riske girmiş olmalı. Dikkat edilirse imza yok. Cemal Nadir çizmiş gibi duruyor, öndeki garsonlar kopya olduğu hissi de veriyor. Arka plan kalabalıkken tenhalaştırılmış bile olabilir. Mesaj, Atatürk dönemi Ankarasına yönelik, iki garson aralarında konuşuyorlar: "Her gece sabahlara kadar eğlenirdik, ne eğlenirdik: kadehler kırılır, naralar atılır, döğüşler edilirdi. Nerde eski o hovardalar". Enteresan diyelim, Akbaba, resmi ilanlarla yaşadığı için İnönü iktidarına methiyede bulunuyor, yeni döneme adapte oluyor diyelim.


1938 Baharında iki sevgili konuşuyor: "Dünya gözile biribirimizi görmek nasib olacak mı?"...Savaşın arifesindeler ama bana Gezi'yi hatırlattı...Maskeler, gaz ve durman vurgusu...


Öğretmen, sınıfta öğrencilere eski savaş silahlarını anlatıyor. İnsanlar o tarihlerde bir savaş çıkarsa topla tüfekle değil zehirli gazla öleceklerine inanıyordu. Beklendiği gibi olmadı. Soğuk savaşla birlikte bu zehirlenme korkusu misliyle artar, sıklıkla sivil tatbikatlar yapılır, evlere maskeler dağıtılır, okullarda özel dersler verilir. 1945-60 zaman aralığındaki global popüler kültür gaz maskesini çeşitli biçimlerde kullanmıştır ama asıl başlangıcı Büyük Savaş öncesidir demek istiyorum.

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails