Çarşamba, Şubat 23, 2022

İnek

Vehip Sinan, seksenli yılların sonunda çizmiş, Özal dönemi İslamcı matbuatının bir örneği, şimdilerde pek hatırlanmaz, o zamanlar İslamcılar sosyal demokratları sosyalist, Özal'ı Amerikancı sayıyor, her türlü sol düşünceyi kökü dışarıda görüyorlardı filan...Tepkililerdi, diyalogla ilgileri yoktu, korku ve öfkeyle karışık bir cangırtıyla bağırmayı seçmişlerdi. Herkesi solcu saymaları ilginçti, bunu yazmak istiyorum hep... 

Karikatürse üzücü, 12 Eylül sonrasındaki ilk açlık grevlerinden biri konu edilmiş...Anlaşıldığı kadarıyla, bir grev sonlanmış ve  iştirakçileri ilk olarak süt içmişler, uzun süren açlıktan sonra hemen birden bir şeyler yenemez, yavaş yavaş normale dönülebiliyor çünkü... Vehip Sinan, sütü siyaseten esprileştirmiş, "bizi bir ineğin kurtaracağını biliyorduk zaten" derken onları kurtaranları, onları sonu ölümle bitebilecek bir grevden vazgeçirenleri "inek" sayarak küçümsemiş- kızmış, sinirlenmiş... Ben öyle anladım. 

Karikatür, evet, bir abartı sanatıdır, kanırtır, mesajınızı bile isteye belirginleştirirsiniz. Bu sebeple zorluğu ve sorumluluğu olan bir bakış gerektirir. Açlık grevlerine fikren katılmayabilirsiniz,  solcuları da solun binbir türlü cereyanlarını da hiiç sevmeyebilirsiniz ama eh diyorum,  cuntanın hapsettiği insanlar isyan etmişler, koca rejim karşısında canlarından başka gücü olmayan tek tek bireyler var, birinden yana olacaksan, kalben bir düşünürsün... Üstelik ucunda ölüm var... Susarsın, geçersin....

Bence özellikle insan hayatıyla ilgili meselelerde bu denli revanşist, zulümden yana olunamaz... Mazlumluk fikren insanın aklında olmalı hep.  Vehip Sinan o tarihlerde altmış yaşında, genç değil, öfkesini tutabilecek, aktüel zamana başka türlü bakabilecek kadar kendini dinlemiş olmalı diye düşünüyor insan...

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails