Cuma, Nisan 18, 2014

Faydalı Bilgiler Ansiklopedisi 3




Fabrika bacaları ve o bacadan çıkan duman, seksen-yüz yıl önce modernliğin ve zenginliğin ifadesi olarak görülürdü. Fabrika sayısı insanları mutlu ederdi, dumanı tüten bir fabrika “Çalışan Türkiye” demekti ve geleceğe iyimser bakabilmeyi sağlayan iştah açıcı bir olmazsa olmazdı… Yukarıdaki kapakta Hoca minarelerin şerefesini soruyor. Eski karikatürlerimizde ekseriyetle iki adam konuşur, ilki sorar, ikincisi muzipçe lafı yapıştırırdı. Şerefesi yok ama şerefleri var denerek, dinle modernlik arasında dualistik bir ayrım ve üstünlük kuruluyor.



İkincisi,  bir yeni yıl mesajı içeriyor, “ben gelirken bunlar yoktu, ne tuhaf” bir yılda ne çok fabrika yapılmış, ne çok gelişmişiz iyimserliği taşıyor. Fabrika bacalarına ilişkin methiyeleri ve şiirleri derlemek gerekiyor aslında. Şimdilerde kirlenmenin, zehirlenmenin ve baştan ayağa umutsuz bir geleceğin sembolü olan bacaların vakti zamanında nasıl sevinçle karşılandığını bilmek tuhaf çünkü…



1937’deki kapak da ilginç, espride yine söz oyunu yapılmış, “o fabrikalarla kendine top mu yapacaksın” diyen yabancı paraya/ sermayeye “hayır, size top attıracağım” diye cevap yetiştiriyor Türk Lirası. Fabrikanın gücü, gücün silah üretimini çağrıştırdığını da ekleyelim.  “Fabrikası çok olanın, ordusu da ekonomisi de güçlüdür”. Dönemin, savaş arifesi olduğunu, Nazi propagandasının tüm dünyayı olumlu ve olumsuz anlamda etkilediğini hatırda tutalım.


Fabrika bacaları bir karikatür klişesi/sembolü olarak o kadar çok ve çeşitli biçimlerde kullanıldı ki… Son kapağı siyasi bir çekişmenin göstergesi olması sebebiyle seçtim. Eski yıl, yeni yılı temsil eden çocuğun elinden tutmuş, içeri girebilecekleri boş bir baca (deliği) arıyorlar. Noel Baba ya da çocukları getiren Leylek esprisini andırıyor ama asıl vurgu, bacaların üzerini kapatmış grev sözcüleriyle ilgili. “Burası Türkiye”, diye başlayan cümle esas olarak grev karşıtlığı içeriyor. Çalışanların hak araması değil, o bacalardan duman çıkmamasından endişeleniliyor. Eski yıl, bıkkın ve bezgin bir halde, üzülerek anlatıyor olup bitenleri. 


Hava kirliği ve fabrika atıklarıyla ilgili zarar ziyan eleştirileri, bizde son çeyrek asırda ortaya çıktı. Daha öncesinde, önemsenmeyen bir konuydu, popüler kültürde ara sıra değiniliyor, çocuksu bulunuyordu. Memleketin daha önemli sorunları vardı, bugün çok değişmese de fabrika bacaları artık sevimsiz birer imgeler. Eskisi gibi insanların göğsünü şişirip, toplumları gururlandırmıyorlar.
 

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails