Pazartesi, Ocak 21, 2019

İlk ve Son


Olay, Yirminci Yüzyılın ikinci yarısında, bir gece, Turgut’un evinde başlamıştı. (Oğuz Atay, Tutunamayanlar). Oysa ben evime dönmek istiyor, yeni bir hayata geçmeyi, ölmeyi hiç mi hiç istemiyordum. (Orhan Pamuk, Yeni Hayat)

Selim  gibi, günlük tutmaya başlayalım bakalım. (Oğuz Atay, Günlük) “Yazar olacağım ben” (Orhan Pamuk, İstanbul).

Sızlandı hafifçe kambur, ayaklarının altındaki koca taşı devirirken, bir tane de başının altında, “Ben yıldızları seyretmeden uyuyamam.” (Şule Gürbüz, Kambur). Gökyüzünde tek yıldız yoktu. (Emrah Serbes, Her Temas İz Bırakır)

Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti. (Orhan Pamuk, Yeni Hayat) Okumamıştı. (Tarık Buğra, Dönemeçte)

Ulema, cühela ve ehli dubara; ehli namus, ehli işret ve erbab-ı livata rivayet ve ilan, hikayet ve beyan etmişlerdir ki kun-ı Kainattan 7079 yıl, İsa Mesih’ten 1681 ve Hicretten dahi 1092 yıl sonra, adına Konstantiniye derler tarrakası meşhur bir kent vardı. (İhsan Oktay Anar, Puslu Kıtalar Atlası). Tepeye Homeros’un şiirlerindeki gibi tunç bir gökyüzü asılmıştı. (Mehmet Eroğlu, Rojin).

Babam izin verdi bi kere! (Atilla Atalay, Sıdıka) “Bu bir teklif mi?” (Murat Menteş, Dublörün Dilemması).

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails