![]() |
Kürsü yukarıda, dinleyiciler aşağıda; aralarında yalnızca mesafe değil, gerçeklik farkı var. Yukarıda hararet, aşağıda uyku.
Uzun kâğıt tomarı da özellikle anlamlı. Metin, bilgi taşıyan bir araç değil, konuşmacıyla dinleyici arasına giren fiziksel bir engel gibi çizilmiş. Adam halka sesleniyor görünürken aslında metnine, makamına ve kendi sesine sesleniyor.
Benim ilgimi konuşmacının genç, dinleyicilerin ise yaşlı olması çekti. Cemal Nadir’in neden böyle bir karşıtlık kurduğunu düşündüm. Hararet ve iştahı gençlikle, uyku ve yorgunluğu da yaşlılıkla özdeşleştirmeyi elbette anlıyorum ama karikatürü bu yönde istiflemesi bana ilginç geldi.
Bilemiyorum, söz ile tecrübe arasındaki gerilimi de çiziyor olabilir.
Genç konuşmacı henüz sözün dünyayı değiştirebileceğine inanıyor gibi görünüyor. Bedeni öne atılmış, kolu havada, ağzı sonuna kadar açık. Yaşlı dinleyiciler ise büyük ihtimalle bu tür nutukları daha önce defalarca işitmiş insanlar.
Uyku burada yalnızca biyolojik yorgunluk değil; tekrar karşısında refleks gibi gelişmiş bir bağışıklık hâlini vurguluyor olabilir. Konuşmacının heyecanı yenidir, fakat söyledikleri muhtemelen yeni değildir.
Genç adamın gençliği, söylediğinin yeniliğini garanti etmiyor, yaşlıların uykusu da yalnızca yorgunluk anlamına gelmiyor. Konuşmacı söze inanıyor, dinleyiciler ise sözü tanıyor. O hararetle vaat ediyor, onlar benzer vaatleri daha önce işitmiş olmanın ağırlığıyla uyuyorlar. Yukarıda sözün iştahı, aşağıda sözden usanmışlık, belki de inanmaktan yorulmuşluk var.
Böyle bakıldığında karikatürdeki karşıtlık gençlikle yaşlılık arasında değil; heyecanla tecrübe, vaatle hafıza arasında kuruluyor.
Yahu Mıstık abi, okuyor musun yazdıklarımı?

2 yorum:
Karikatürdeki kuşak karşıtlığı gerçekten vaat ile hafıza arasında mı kuruluyor, yoksa yaşlılığa bilgelik ve tecrübe atfederek basit bir yaş stereotipini derinleştiriyor olabilir misin?
Evet, yaşlılığı doğrudan bilgelikle özdeşleştirmek fazla romantik olur. Maksadımı aşar. Daha temkinli ifade edeyim, onların uykusu tecrübenin bilgeliğini değil, aynı sözleri defalarca işitmiş olmanın yorgunluğunu temsil ediyor olabilir. Dolayısıyla karikatürün kesin anlamını bulduğumu iddia etmiyorum, kompozisyonun açtığı muhtemel bir anlam hattını izlemeye çalışıyorum. Çok selam.
Yorum Gönder