Salı, Mart 02, 2021

Dayak yiyen Yuki


Bu aralar Yuki'ye sardırdım, Yuki, Orhan Boran'ın radyo programında denediği bir komedi karakteri... Sonradan dönemi için popüler bir çocuk kahramanına ve markaya dönüşüyor, çizgi roman oluyor, dergisi, pakları çıkıyor.

Adı, Orhan Boran'la özdeşleştiği için ben çocukken nostaljisi de yapılır, hatırlatılırdı. Eskiden hiç dikkatimi çekmemişti, Boran, Yuki ile sohbet ederken, el avuca sığmaz afacanın yaramazlıklarından usanarak meğerse onu pataklıyormuş. Karagöz'ün Hacıvat'ı dövmesi gibi düşünün, sahiden tokatlıyormuş. Dayak da o mizahın bir parçasıymış, belki ben de gülüyordum, bilemiyorum.

Bugünden bakılınca iş karışıyor tabi... Yahu, ne dövüyorsun çocuğu dememiş kimse, orta sınıf il ve ilçe eğitime dilekçeler yazmamış, radyoyu basmamış... Psikologlar ve pedagoglar konuşmamış... Altmışlı yıllardayız.

Yuki'nin yediği dayağın kimselere tuhaf gelmemesinin sebebi... ebeveyn dayağının, öğretmen dayağının o senelerde normal karşılanmasından kaynaklanıyor. 

Benim kuşağımda annesinden, babasından, öğretmeninden dayak yememiş çocuk yok gibidir. İlkokul öğretmenimden sadece bizim sınıf değil, abartmıyorum, okuldaki bütün öğrenciler az ya da çok dayak yemiş olabilir. Abimi benden dört yaş büyüktü, o bile, tırabzandan kayıyor diye üç dört tokat yemişti ondan mesela... Ortaokulda bir müdür yardımcısı vardı, halen süzme bir sadist olduğuna inanırım, her gün koridorlarda dolaşıp beş altı çocuk döverdi. Dayak atmayan çok azdı, kadın hocaların bir kısmı belki, saya saya bitmez yani.

Tabii ki, zaman değişiyor, pek çok popüler kültür ürünü gibi Yuki de zamana yenilecekti ama dayakçı mizahı daha kolay eskimesine yol açmış bence, öyle anlaşılıyor. 

Memlekette çocuklar için tasarlanmış kahraman sayısı çok çok azdır, Yuki için hayıflanarak söylüyorum, revize edilebilirmiş sanki... 

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails