Cuma, Ekim 16, 2020

Behiye


Radyodan çıkan hanende. Aşkı, çocuğu, şehri, alışkanlıkları, tedirginliği… Fahrettin Aslan, gelip ikna etmese, Maksim’e çıkarmasa... Zamanı ikiye böldü Behiye. Otuzunda şöhret, otuzunda platin sarısı boya. Yeşilçam’ın ve gazinoların sesi oldu, Türkiye’nin sevdiği şarkı. Geride Ankara, bestekâr eski bir koca ve tek çocuk. Keder taciri, fiks menü ve belleksizdi İstanbul. Yakarak ve yanarak geçti Behiye. Zarif ve pençeli. Erkekler, evlilikler, son moda şarkılar. Bazen nevzuhur, bazen sakil bir retro ama her zaman sıcak bir saat. Gözyaşı dolu şarkısı, sazı. Behiye Aksoy, efkârlı rakı kadehi. Müzeyyen Senar’ın gramofonu.

 

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails