Cumartesi, Haziran 11, 2016

Deftere Yazmak


Deftere yazmak derler ya...O kadar bilgisayar filan girdi yazma işinin içine, vazgeçemedim, çok daha evvelden, ben çocukken, yazar adamın daktilosu olmalı diyerek para biriktirmiş, daktilo almıştım, o zaman da değişmemişti... Ben defterciyim, gazete yazısı, makale, senaryo şu bu... Hiç değişmez, her şeyi önce deftere yazarım. Sonra bilgisayara...

Yakın arkadaşlarım dahi, niye bu hammallığı yaptığımı, neden vakit kaybettiğimi filan soruyorlar... Cevabım yok, ekran başında yazmayı sevemedim bir türlü. Mecbur kalıyor,  onlarca mail yazıyorum ama bir de bana sor, sevmiyorum.

Defter tutkunu olunca, tarz da yapıyorsunuz. İlla ki kareli defterlere yazıyorum, kalın çizgili olmayan, kenarları spiralli, kalın kapaklı şeyler olmalı...

Bir şeyi alırken en çok incelediğim şeyler defterlerdir. Uzun uzun  bakar, tek tek incelerim. Yazıp çiziyor, seviyor diyerek, defter hediyesi getirir eş dost... Teşekkürler filan ediyorum ama her deftere yazamıyorum bir türlü... Çoğunu başkalarına hediye ediyorum gizlice.

Çizgili deftere, çizgisiz deftere, çizgileri kalın olanlara yazamıyorum... Hemen her yerde açıp bir şeyler karaladığım için spirali olmayan, katlanamayan, kapağı sert olmayan bir şeye de yazamıyorum... Uzun uzun incelemem ondan.

Biten defterleri atamıyorum, o daha da saçma... Hemen hepsinde notlar, bir şeyler için kullanamadığım karalamalar var. Yazım düzgündür ama benim dışımda birilerinin okuyup anlamasına imkân olmayan notlardan söz ediyorum. Bir gün bir şeye yarayacak diye... Çoğaldıkça çoğalıyor o biten defterler.

Tarz dedim ya... İllet olduğum şeylerden biri, sevdiğim ve alıştığım defterleri bulamamak... Bir defteri seviyor ve kullanıyorsunuz, o bitiyor, yenisini alacaksınız, aynısını bulamıyorsunuz. O sebeple sevdiğim defterlerden çok sayıda alıyorum, defter azalırken mutsuz oluyorum. Hiç yapacağımı düşünmezdim, artık internetten getirtiyorum, görseldeki defter favorim, dört beş yıldır, aramızda bir aşk var...Başka bir şeye yazamıyorum neredeyse.

Ha şunu yaptığım oluyor, bazen bir şeyi sürekli olarak aynı deftere yazıyorum...  Payidar'ı yazdığım, Fakir Şükrü'yü yazdığım senaryo defterlerim var... Aralıklarla yazdığım için onları ayrı tutuyorum... Dönüp dolaşıp geri geldiğim, gömüldüğüm defterse Melo.

Koleksiyoncusu filan varmış, yanlış olmasın, aşk meşk demekle birlikte ben onlardan değilim, kullanabildiğim defterleri seviyorum. Bu Melo için fabrikasına bile mektup yazarım.

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails