Pazartesi, Eylül 03, 2012

Yazmak gerçekten de çok tuhaf bir şey


(...) bir düşüncenin sizde ne zaman oluştuğunu söylemek öyle kolay hatırlanacak bir şey değil ama düşünceler çoğunlukla yazarken ortaya çıkar. Yazmak gerçekten de çok tuhaf bir şey. Yazmaya başlamadan önce daima ne yazacağınızın kafanızda oturmuş olması ya da en azından detayların belli olmadığı bir ana hat belirlemiş olmanız bile gerekmez. Yazarken kelimelerin kendi kendilerini öne çıkardıklarını, bazı düşünce ve görüşlerin oluşmaya başladığını fark edersiniz. Bu bir bakıma bir kendinden geçiştir. Gerçekten bir şeyler yazarken ve özellikle yazdıklarınız karmaşık ve yoğunsa, siz de fark etmişsinizdir, farklı bir bilinç durumunda oluyorum. Farklı bir bilinç durumuna ne zaman geçtiğinizi fark etmeniz çok zor ama bir düzyazı yazarken ruh haliniz ve bulunduğunuz ortam sizi sarıp sarmalıyor. Bu kendinden geçme durumunu eskiden resim çizerken hissederdim ya da mesela çinilerken (inking) eliniz bir kalem izini takip eder ama zihinsel olarak sizin yapacak bir şeyiniz yoktur, bir tür bulanık duruma sürüklenmişsinizdir ki böyle durumlarda aklınıza çok sayıda düşünce gelir. Hepsi de sizden bağımsız, yazma eyleminin kendisinden ortaya çıkmış gibi görünür.
[Alan Moore anlatıyor]

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails