Pazar, Nisan 16, 2017

Eski Defterler






Eskiden bloglar yoktu, interneti bile tahayyül edemiyorduk ama günlük tutma alışkanlığım hep oldu, filmlerde gördüğüm yazarları taklit ediyordum galiba. 16 yaşımda düzenli olarak günlük yazmaya başladım, her gün hissettiklerimi yazıyordum, aşağı yukarı on yıl kadar hiç aksatmadan yaptım bunu.

Bir iki yıl sonra, 80'li yılların sonunda çizgi romanla ilgili düşüncelerimi yazdığım defterler de tutmaya başladım. O günlerden kalan arkadaşlarım hatırlayacaktır, çizgi romanla ilgili bir kitap yazmaya karar verdiğimde, gittiğim her yere o defterleri götürüyor, konuştuğum insanlara onları da gösteriyordum. Hoşuma gidiyordu bunu yapmak, sanki tutkumu ve inadımı ispatlıyordum o sayfalarla, koleksiyoncular, çizgi romancılar o defterlere bakarken mutlaka şaşırıyorlardı.

O defterler neye benziyor derseniz, yukarıda ilk defterimden sayfalar koydum, büyük boy bir ece ajandasına resimler kesiyor, yapıştırıyor, yorumlar, açıklamalar yazıyordum. Çizgi romanın kurgusu, estetiği, tarihi, kuramı, yaklaşımları filan haldır huldur karalıyordum...Üç defter tutmuşum böyle. Aşağı yukarı 700-800 sayfa ediyor. O defterlerden faydalanarak bir kitap, epey dergi yazısı çıkarttım. Şuna hep inanırım, hiçbir emek boşa gitmez, mutlaka bir yere varır, bir şeye dokunur. Yazarak öğrendim, yazarak çalıştım, yazarak akademisyen oldum, meslek sahibi oldum, direndim, hayatıma yön verdim.

Resimlerdeki yazıların ilki 1988'den, sonuncusu 1992'den...

Bugün seçim günü, odamı, kütüphanemi topluyorum, gerginim, nostalji yaptım. Hayırlısı olsun.

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails