Pazar, Şubat 15, 2026

Chomsky

Çağın önemli entelektüellerinden biri olan Noam Chomsky’nin Epstein ile ilişkisi bir süredir “ihanet” olarak nitelendirilerek tartışılıyor. Chomsky’nin eşinin savunması da bu öfkeyi yatıştırmadı. Dilimize de aktarıldığı için görmüş olabilirsiniz, konuyla ilgili Chris Hedges’in eleştirel yorumu yayımlandı.

Hedges, meselenin “yanlış kişiyle görüşmeye” indirgenemeyeceğini söylüyor ki gayet haklı. Chomsky’nin ömrü boyunca eleştirdiği iktidar ağının tekinsiz bir üyesiyle ilişki kurmasının (ve bu ilişkinin kendisine fayda sağlayacak bir yakınlaşmaya dönüşmesinin) iktidar eleştirisinin samimiyetine zarar verdiğini ve bunun bir tutarsızlık oluşturduğunu vurguluyor.

Diğer yandan tartışmanın aldığı biçim başka bir sorunu da görünür kıldı. Sosyal medya yargılamaları çoğu zaman eleştiriyi aşarak kamusal linçe dönüşüyor. Chomsky’nin hayatı boyunca ne yazdığı, ne söylediği bir anda önemsizleşiyor, tartışma bir düşüncenin değil bir figürün tasfiyesine evriliyor. Oysa biliyoruz ki, kamusal itibar (bir kere bile yitirildiğinde kolaylıkla inşa edilemeyen) geri kazanımı en zor sermaye türlerinden biridir.

Güç elitlerine ve popüler figürlere gösterilen “entelektüel merak” her zaman tek yönlü değildir. Onlarla flört etmek, hasbihalde bulunmak zarar verici sonuçlar içerebilir. Temas yalnızca meşrulaştırma riski taşımaz, aynı zamanda hiyerarşiyi ve eşitsizliği normalleştirir, doğal bir ilişki biçimi haline getirir.

Sosyal medya çağında entelektüeller görünür olabilir ama sahiden muhatap buldukları söylenemez. Gündemin kaotik hızında sakin ve mesafeli düşünceler bir karşılık bulmuyor, bağıran, alay eden ve hüküm veren sözler dikkat çekiyor. Okunma, "görülme" ya da işitilme ihtiyacı karşılanmadığında kamusal figürler giderek daralan bir çevreye hapsoluyor.

Bir parantez açıyorum, bugün 97 yaşında olan Chomsky bu ilişkiyi kurduğunda da genç değildi. Ahlaki sorumluluğu askıya almaktan söz ettiğim sanılmasın, insanî koşulları hesaba katmaya çalışıyorum.

Yaşlanan entelektüellerden söz ediyorum. Yaşlılık yalnızca biyolojik bir durum değil, bir tanıklık yoksunluğudur. Ders veremez, eskisi kadar yazamaz, çevresi seyrelir, izolasyon tercih olmaktan çıkıp zorunluluk haline gelir. Bu durumda yakınlık teklif eden kişiler (kim olduklarından bağımsız olarak) giderek orantısız bir yer kaplar. Güç sahibi bir finansör, meraklı bir zengin ya da genç bir siyasetçi entelektüelin itibarını kullanır olur, örnekleri çok, fakat çoğu zaman bu kullanım tek taraflı değildir, izin verilen bir yakınlıktır.

Bu nedenle meseleyi yalnızca bir ahlaki çelişki olarak göremediğim gibi onu da ortadan kaldırıyor demiyorum. Chomsky’nin hatası kamusal bir hatadır, ne ki, onu yalnızca ikiyüzlülükle açıklamak, yaşlılık, yalnızlık ve muhatap ihtiyacı gibi insanî boyutları görmezden gelmek olur. Bazı entelektüel kırılmalar çıkarın değil, kabul edelim, muhatap bulma arzusunun sonucudur.


3 yorum:

  1. Yine de yapmayacaktı Mösyö

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sizin argümanınızla bakamıyorum ben, olmuş artık çünkü.

      Sil
  2. Durmadan öldüğün hakkında haberler çıkarken ve gerçekten kimse senin ölüp ölmediğini umursamazken... Biraz acıklı bir şeymiş bu.

    YanıtlaSil