Pazar, Nisan 23, 2017

Mizah Dergilerinin Yokluğu Ne Demek?


Muhalefet dendiğinde sadece büyük siyaseti, partileri, meydanlardaki gösterileri anlamak doğru değil haliyle. Ben genel olarak “Bundan kim rahatsız oluyor?” sorusunu sormaktan yanayım. Epey zihin açıcı bir soru gibi geliyor bana.

Hep kullandığım bir başka karşılaştırma daha var: Nasrettin Hoca, Timur’dan rahatsız olursa pek bir şey olmaz da Timur, Nasrettin Hoca’dan rahatsız olursa işin sonu nereye varır, bir düşünün. İkisinin rahatsızlığı aynı ağırlıkta değildir. Birinin canı sıkılır, ötekinin canı yanabilir. “Tiz kellesi vurula” fıkrası anlatmama gerek yok sanıyorum.

Timur elbette bir mecaz; muktedirleri ifade ediyor. Sadece devleti yönetenleri değil, evde, okulda, işyerinde sözünün sorgulanmasına tahammül edemeyenleri de.

Mizah dergileri sadece siyasetçilerle uğraşmaz. Bağnazlıkla, talim ve terbiyeyle, ebeveynlerle, hiyerarşiyle, tahakkümle, ezberlerle kurallarla, krallarla, ikiyüzlülükle, boyun eğmeyle de uğraşır. Hayatın gerginliğini, ciddi görünme mecburiyetini, büyüklerimizin yanılmazlığını kurcalar. Bunu iyi yapanı, kötü yapanı, hatta ne yaptığının farkında olmadan yapanı vardır.

Elbette her mizah dergisi her zaman Timur’un karşısında durmaz. Timur’un hoşuna gidecek şakalar yapmak da mümkündür. Bu yüzden yalnızca kimin güldüğüne değil, kime gülündüğüne, kimin sözünün ve itibarının korunduğuna da bakmak gerekir.

Mizah dergilerinin çoğulculuk ve ifade özgürlüğü bakımından önemi burada: İtirazın alanını genişletirler. Siyaset sayılmayan yerdeki otoriteyi, doğal kabul edilen hiyerarşiyi, “Böyle gelmiş, böyle gider” denileni tartışmaya açabilirler.

Şunu düşünmenizi istiyorum: Mizah dergileri kimi rahatsız ediyor? Yoklukları kimin işine yarıyor?

2 yorum:

  1. Diktatörlerin işine yarar!!!

    YanıtlaSil
  2. Yarası bariz olup da gocundurmayan, hem suçlu hem güçlü, her türlü kompleks sahibi müstesna kişilerin işine yarar mı acaba ?

    YanıtlaSil